Seçimler, akaryakıt zamları, ‘baskı’ ve sansür…



Akaryakıt patronlarına “seçime kadar zam yapma” denildiği ve zam olsa da yazılı açıklamayla duyurmamalarının telkin edildiği anlaşılıyor


Ekonomik krizin görünen yüzlerinden biri döviz kurlarındaki tırmanışsa diğer en göze batanın da akaryakıt zamları olduğunu biliyoruz. Hükümet, mutfaklardaki yangınların, ceplerde büyüyen deliklerin turnusolü işlevi gören bu iki şeyden dövize müdahale için neredeyse Merkez Bankası’ndaki rezervleri boşaltacak.

Akaryakıt zamları için de formüller buldukları anlaşılıyor!

Önümüz seçim ne de olsa!

Zaten baskın seçim kararını almalarının temel nedenlerinden biri de bu ekonomik çıkmazın artık perdelenemeyecek düzeye gelmiş olması değil mi? O nedenle de seçimlere kadar ne yapıp edip ekonomi cephesinde beklenen depremi engellemeleri gerekiyor.

Akaryakıt zamları için de 2 formül bulmuşlar belli ki…

Seçime kadar zam yapmayın baskısı

Basına yansıyan haberlerden anlaşıldığı kadarıyla bunlardan biri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) yani devletin, petrolün patronlarına ‘seçimlere kadar zam yapmayın’ baskısı yapması. Bakmayın siz “baskı” dememize, siz onu “sen zam yapma ben garibanın ümüğüne basar senin ‘zararını’ karşılarım” şeklinde okuyun.

Akaryakıt zammı sansürlenecek

Diğeri de akaryakıtta artık anlara bağlanmışçasına otomatikleşmiş zamların basına-kamuoyuna yansıtılmaması. Eskiden akaryakıta yapılan zammı Petrol İşverenleri Sendikası’nın (PÜİS) internet sayfasından yaptığı yazılı açıklamalardan öğrenen vatandaşlar bundan sonra akaryakıt istasyonlarından benzin alırlarken bu gerçekle karşılaşacaklar.

Seçimin baskınlığının nedenlerini olduğu kadar nasıl bir seçim olacağını da anlamak için sadece bu iki gelişmeye bile bakmak yeter sanırız…

Ayrıca Kontrol Et

Küçük: Fiili Meşru Mücadele Yürütecek Odaklar Yaratmalıyız

1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin geleneksel örgütlenmelerinin çoktan dolan miadına karşı gerek sendikal gerekse siyasal alanda güven verecek, dünya gerçekliğine uygun bir militanlık ve fiili meşru mücadele hattında yürüyecek odaklar yaratmak gerektiğine dikkat çeken Alınteri yazarı Mürüvet Küçük, "Bu dönemin mücadele ruhu geri çekilmede değil, saldırıda somutlaşmaktadır. Yıllardır yaşanan geri çekilmenin yarattığı çözülme hali gücümüzü birleştirdiğimiz oranda sınıfa karşı sınıf ruhuyla yanıt verecek bir netliğe ulaşmak zorunda."