Zeybekçi, kurdaki artışı kabul etmiyormuş!



Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, işsizliğin olmadığını, kurlardaki artışı da kabul etmediğini söyledi


İşsizlik oranları, hayat pahalılığı, elde avuçta kalan son KİT’lerin de satışa sunulması, kara paranın aklanması için ‘Varlık Barışı’ gibi fiyakalı düzenlemelerin yapılması, kapı kapı dolaşılarak yüksek faizle borç aranması, durdurulamayan cari açık, 950 milyar doları aşan borç, tırmanan döviz kurları ve daha pek çok şeyle adeta alarm veren ekonomi, sadece AKP’liler için “yolunda”.

“Ekonomi dediğiniz gibi tıkırında değil” diyenleri “vatan hainliğiyle” damgalamaya dünden hazır görünen Erdoğan’ın sesi Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Türkiye ekonomisinin sağlam adımlarla ilerlediğini öne sürerek, “Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen kurda yaşanan artışı kabul etmiyorum” diye konuştu.

Cari açıkları gizleyemedi

Kurdaki yükselişi ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmasını iptal edip, ambargolara “devam” demesine ya da genel jeopolitik gelişmelerin piyasalarda yarattığı dalgalanmalara bağlayan Zeybekçi, “Şu anda ekonomimiz ihracat, istihdam, yatırımlar, turist sayısı ve makroekonomik göstergeler itibarıyla oldukça sağlam adımlarla ilerliyor. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen kurda yaşanan artışı kabul etmiyorum” diye söylerken artık ayyuka çıkmış cari açıklar konusunu es geçemeyerek, kapatılması için etkin adımlar atacaklarını da itiraf etti.

İş çokmuş, işçi beğenmiyormuş!

Ekonomiye ilişkin pembe tablolar çizen Zeybekçi sadece dolardaki yükselişin “kendileri dışındaki nedenlerinden” dem vurmadı, işsizlik konusunda da o bilindik tekerlemeyi yineledi: İş çok, işçi beğenmiyor.

İŞKUR’un Toplum Yararına Proje (TYP) kapsamında açtığı mesela bin kişilik kadroya on bine yakın insanın başvurduğu bir ülkede bunu söylemenin hiçbir karşılığının olmadığını söylemeye gerek yok. Keza insanların, güvencesi olmayan, birkaç aylık bu geçici işler için günlerce kuyruğa girmesi bile gerçeğin çarpıcı bir özeti zaten.

O açıdan da Zeybekçi’nin bu sözleri gerçeklerle dalga geçmek dışında bir anlam taşımıyor!

Taşımadığı gibi, bu sözlerin hemen ardından ikinci bir istihdam seferberliği başlatılacağı ilanı da işsizlik konusundaki vahim tablonun dolaysız itirafı oluyor.

Gerçekleri perdeleyemiyorlar

“İş beğenmeyen işsizleri”, patronlara sayısız kıyak vererek sırf işsizlik oranları düşük görünsün diye istihdam ettiren devlet (ki geçici istihdamlardır çoğu) “şu kadar insana iş sağladık” derken bile işsizlik oranındaki vahim tabloyu ortaya koymak zorunda kalıyor.

Şimdi yeni bir seferberlik başlatacaklarının ilan edilmesi bile işsizliğin artık bir seferberlik konusu haline geldiği gerçeği dışında neyi ifade ediyor ki!

Kurdaki artışı kabul etmeyen, işsizliğin değil işsizlerin iş beğenmeme sorunun olduğunu belirten Zeybekçi gerçeklere takla attırmaya kalkışırken bile satır arası itiraflardan uzak duramıyor.

Gerçekler hayatın içinde, sokakta, üretim alanlarında, pazarda haykırıyor, Zeybekçi ne yapsa da onları tümüyle gizleyemiyor.

 

Ayrıca Kontrol Et

1 Mayıs, Taksim ve Bugün…

Siyasi parti, örgüt, sendika… Her kritik dönemde kendisi olmaktan vazgeçtiği, küçük gibi görünen tavizler vererek yürüyebileceğini sandığında sonuçlar iflah olmaz bir yabancılaşma olarak gelmiştir