Evet, çarşı pazarı gezmelisiniz!



Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, “Türkiye’de ekonomi kötü diyenlerin çarşı pazarı gezmesi lazım” dedi!..


Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi dün “Piyasa noktasında da canlılık olduğunu görüyoruz. Türkiye’de ekonomi kötü diyenlerin çarşı pazarı gezmesi lazım” diyerek içimize su serpti. Her sorunda olduğu gibi ekonomi-piyasalar-alım gücü konusunda da “öyle düşünürseniz öyle olur” dercesine…

Döviz kurlarının tarihte eşine az rastlanır bir tırmanışla alıp başını gittiği ve bu tırmanışın gerek sıcak para gerekse üretim için gerekli girdiler açısından dışarıya bağımlı bir ekonomiyi etkilememesinin mümkün olmadığını anlamak için çok fazla ekonomi bilgisine sahip olmak gerekmiyor. Her açıdan Dolar’a-Euro’ya bağlı bu ekonomide döviz kurlarındaki her tırmanışın bizim aldığımız ekmeğe, içtiğimiz suya hatta soluduğumuz havaya bile yansıdığınıysa yaşayıp görüyoruz.

Temel besin maddeleri biz emekçilerin temel harcama kalemlerini oluşturur. AKP’li hükümetin akaryakıt fiyatlarında yaptığı gibi gıda ve diğer temel tüketim maddelerinde de seçim arifesinde azami zamlara tahammül etmediği anlaşılıyor. Fakat tüm bu çabalara rağmen iğneden ipliğe kadar her şeye gözle görülür oranda zamlar yapıldığını anlamak için çarşı-pazara çıkmak yeter.

Oralarda insanların yüzlerine oturan kaygıyı onun da ötesi geçen yılın hatta geçen ayın fiyatlarıyla gelinen noktadaki fiyatlar arasındaki farkları görmemek mümkün değil.

O zaman Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ve mensup olduğu hükümete-devlete şunları sormak-söylemek farzdır: Ya siz başka bir gezegende yaşıyorsunuz ya da çarşı-pazar gibi ‘dünyevi’ kaygılarınız olmayacak kadar aşkın bir boyutta… Ama en önemlisi de bu kaygıları duymayacak kadar bolluk içindesiniz, kaygılarımız-yaşadıklarımız ve gördüklerimizin bu kadar farklı olması ancak bu nedenlerle mümkün olabilir!

Gerçekse, çöplerden yiyecek toplayanların her gün daha fazla görünürleşmesinde, bırakalım eti meyve almanın bile artık lüks tüketim kategorisine girmesinde, “geçinemiyorum” diyerek kendilerini yakmaya çalışanların çığlıklarında adeta haykırıyor!..

Dalga geçmeyin Allah aşkına…

Ayrıca Kontrol Et

Küçük: Fiili Meşru Mücadele Yürütecek Odaklar Yaratmalıyız

1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin geleneksel örgütlenmelerinin çoktan dolan miadına karşı gerek sendikal gerekse siyasal alanda güven verecek, dünya gerçekliğine uygun bir militanlık ve fiili meşru mücadele hattında yürüyecek odaklar yaratmak gerektiğine dikkat çeken Alınteri yazarı Mürüvet Küçük, "Bu dönemin mücadele ruhu geri çekilmede değil, saldırıda somutlaşmaktadır. Yıllardır yaşanan geri çekilmenin yarattığı çözülme hali gücümüzü birleştirdiğimiz oranda sınıfa karşı sınıf ruhuyla yanıt verecek bir netliğe ulaşmak zorunda."