Antep’te istismar iddiası lince dönüştü



Devlet yetkililerinin kız çocuklarının zorla evlendirilmesi karşısında “küçüğün rızası var” diyebildiği bir ortamda toplumsal tepkinin bu yaklaşıma dönemeyip, kolay hedef olmaya açık Suriyeli mültecilere linç biçimine taşınması ürkütücü.


Çocukların kaybolması, katledilmeleri, istismara uğramaları vakalarının Türkiye genelinde yaygınlaşması ve bu korkunç gerçeğin medya eliyle iktidarın politikalarına alet edilecek şekilde kullanılmasının sonuçlarını izleyip görüyoruz. Bir taraftan istismara karşı özel bir toplumsal hassasiyet oluşmakta diğer taraftan bu hassasiyet iktidarın idam cezasını geri getirmenin altlığı olarak kullanılmaktadır. Dahası istismarın insanın kanını donduracak şekilde yaygınlaşmasının geldiği bu nokta, birikmiş toplumsal krizin linç biçimiyle yüzeye vurmasının nedenine dönüşebiliyor.

Devlet yetkililerinin kız çocuklarının zorla evlendirilmesi karşısında “küçüğün rızası var” diyebildiği bir ortamda toplumsal tepkinin bu yaklaşıma dönemeyip, önüne çıkan ve kolay hedef olmaya açık Suriyeli mültecilere linç biçimine dönüşmesiyse ürkütücü.

Son zamanlarda çocuk istismarı-cinayetleri-kaçırılma vakalarının toplumda “şeriat istiyoruz” gibi bir psikolojiyi tetikleyecek noktaya dönüştürülmeye çalışılması da işin başka bir ürkütücü boyutu.

Dün akşam Antep’in Şahinbey ilçesine bağlı Gümüştekin Mahallesi’nde yaşananlar bu açıdan çarpıcı.

Sokaklara dökülen insanların “idam isteriz” sloganları atması, kışkırtılan milliyetçi duygularla Suriyelilerin evlerini-işyerlerini tahrip etmeleri, ellerine geçen Suriyelileri linç etmeleri ve bu olayın böylesine bir boyut kazanmasının arkasında sosyal medya üzerinden yapılan kışkırtıcı söylemlerin etkili olması gibi pek çok açıdan düşündürücü bu olayın yaygınlaşan toplumsal psikolojinin tehlikeli karakterinin çarpıcı bir tezahürü olduğu ortada.

Antep’te dün akşam yaşananların seyri bile insanı bu açılardan sarsıyor:

İddialara göre 60 yaşlarındaki Suriye uyruklu R.C., 5 Haziran Parkı’nda 5 yaşlarındaki down sendromlu kız çocuğuna yönelik cinsel istismarda bulundu. Durumun çevredekilerce fark edilmesi üzerine hemen parktan ayrılan şahıs, koşarak yakın mesafedeki evine girdi. Olayın kısa sürede yayılması üzerine ise, mahalle sakinleri Suriyeli R.C.’nin evinin önünde toplanmaya başladı.

Her geçen dakika sayıları artan kalabalık, ellerindeki taş ve sopalarla R.C.’nin evine saldırmaya başladı. Mahalleye sevk edilen çok sayıda polis ekibi, kalabalığı sakinleştirmek için uzun süre çaba harcadı. Ancak ikna çabaları sonuç vermeyince polis ekipleri mahalleliyi biber gazı sıkarak dağıttı. Kalabalığın dağıtılması sonrası R.C. polis otosuna bindirilerek, olay yerinden uzaklaştırıldı.

Gözaltına alınan R.C., emniyete götürülürken ailesi de güvenlik gerekçesiyle başka yere yerleştirildi. Ancak olaylar dinmedi. Sokaklarda toplanan grubun uzun süre “idam isteriz” sloganları atması dikkat çekti.

Hoşgör ve Güneş mahallelerine de sıçrayan protestolar, bir süre sonra Suriyelilere dönük lince dönüştü. Her üç mahallede yaşayan Suriyelilerin ev ve işyerlerine dönük saldırılarda bulunuldu. İşyerlerinin tabelaları kalabalık tarafından sökülürken, edinilen bilgilere göre olaylarda 6 Suriyeli yaralandı.

Olayların büyümesi üzerine polisler Suriyelilere ait ev ve işyerlerinin önünde güvenlik önlemi almaya başladı. Yine sosyal medyada cinsel istismar iddiasını provoke ettiği belirlenen 4 kişi de gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheliler emniyete götürülürken cinsel istismara maruz kaldığı öne sürülen çocuğa ise ulaşılamadığı öğrenildi.

İstismar edildiği söylenen down sendromlu çocuğaysa ulaşılamadığı öğrenildi.

Ayrıca Kontrol Et

İHD Van Şubesi’nden mülteci raporu: ‘Mültecilerin yüzde 98’i başına gelenleri anlatamıyor’

İHD Van Şubesi, kentteki mültecilerin yaşadıkları sorunlar ve hak ihlalleriyle ilgili hazırladığı raporu açıkladı.