Süperpak direnişi 16. Gününde



Türk-İş’e bağlı Selülöz-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Süperpak’ta işçiler; ücret, yemek ve sosyal hakları için 16 gündür direnişte


Avusturya menşeli ambalaj üreticisi MM Süperpak’ın İzmir Torbalı, Karaman ve Gaziantep’te kurulu fabrikalarında çalışan toplam 250 işçi ücret, yemek ve sosyal haklar için 16 gündür direnişte.

Türk-İş’e bağlı Selülöz-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Süperpak’ta, toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamayınca greve çıkan işçiler, patronun sıfır zam dayatmasına karşı direnişe başlamıştı.

Enflasyonun yüzde 15 olduğu koşullarda sıfır zammın kendilerini ek işe zorlayacağını söyleyen işçiler, haklarını alana kadar direnişi sürdürmeye kararlı olduklarının altını çiziyorlar.

İşçiler, ücret dışında yemekhane ile de problemler yaşıyor ve yemekhane koşullarının da iyileştirilmesini talep ediyorlar. Etli yemeğin nadir çıktığı ve yemek çeşidinin yeterli olmadığı tabldotların tanesine 8,5 lira verdiklerini belirten işçiler, gece vardiyasında aşçı olmadığı için bazen yemek çıkmadığını, yemekhane koşullarının iyileştirilmesi durumunda yemeğe zam yapılmasını da kabul ettiklerini ifade ediyorlar.

Patron, sendika ve işçiler

Talep edilen zammın net 475 liradan 370 liraya indirilmesi üzerine patron sıfır zam dayatmasında bulunduğu sendika tarafından ifade ediliyor. Bu noktada Türk-İş’e bağlı Selüloz-İş’in attığı geri adımın, patron cephesinden ‘elini veren kolunu da verir’ şeklinde okunarak sıfır zam dayatmasına dönüştüğü aşikar. Öte yandan yemekhane koşullarının iyileştirilmesi durumunda halihazırda 8,5 lira olan öğle yemeğine gelecek zammın da kabul edilebilir olması, patronun maaşlara yaptığı zammı yemekhaneden çıkararak kendi cebinden çıkanı dengelemesinin önünü açıyor.

Hal böyleyken, işçilerin ve sendikanın talepleri karşılanana kadar dik durması halinde dahi zararlı çıkmaları mümkün görünüyor.

“Patron kâr ediyorsa bizim sayemizde. Burada kimse borç istemiyor, sadaka istemiyor, herkes hakkı olanı istiyor” diyen, emeğine sahip çıkan işçilerin ister istemez kendilerini maddi/manevi yıpratacak olan direnişin sonunda elde edecekleri potansiyel ‘kazanım’ın elle tutulur olmama ihtimali, işçi sınıfının kendine ve/veya sendikalara olan güvenini zedelemesi açısından endişe verici.

Ayrıca Kontrol Et

Atılan Adım, Harcanan Soluk Boşa Gider mi?

Her soluğun ve her adımın karşı konulmaz bir dönüştürücü gücü vardır. Yeter ki, biz sesimizi esirgemeyelim. Önce tüm samimiyetimizle ve bilincimizle kendimize seslenelim.