Türk Traktör’de de işçi kıyımı başladı



Türk Traktör’de “yurt içi satışları düşük” gerekçesiyle önce haftalık çalışma günü bir gün azaltıldı, sonra vardiyalar düşürüldü-ücretlerde kesintiye gidildi, şimdi de işçi kıyımı başladı


24 Haziran seçimlerinden hemen sonra AKP’li hükümetin yaptığı işlerden ilki sanayi üretimi için gerekli ithal malların (yaklaşık bin 882 adet malın) gümrük vergilerini sıfırlamak olmuştu. Patronlar cephesi de yeni rejimin yasal bir statü kazanarak resmileşmesinden hemen sonra benzer kıyakların devam ettirilmesini, işçi ve emekçilerin kemerlerinin daha da sıkılması için acil bir ekonomik plan hazırlanmasını buyurmuştu.

Şimdi bu buyruklar kriz bahanesiyle gerçekleşen işçi kıyımlarına eşlik ediyor. General Motors’ta, Fort Otosan’da kriz bahanesiyle ya işçi kıyımı yapıldı ya da üretimde yapılan sınırlandırma işçilere ücretsiz izin olarak yansıdı.

Bunun arkasının da işçi kıyımıyla geleceği açık. Nitekim Koç’ların Türk Traktör’ünde yaşanan bu oldu.

2 aydır “yurt içi satışları düştü” denilerek haftalık çalışma gününün bir gün düşürülmesi ve o günün ücretinde kesinti yapılması uygulamasına gidilen fabrikada, daha sonra üretim bandındaki gece vardiyası iptal edilmiş, vardiya da ikiye düşürülmüştü. 2 ay önce başlatılan bu uygulamanın 24 Haziran’da sonlandırılacağı belirtilmişti. Fakat seçimlerden hemen sonra aynı uygulama devam etti.

Türk Metal sendikası ve fabrika yönetimi işçi çıkarma olmayacağını ancak bir süre daha bu uygulamanın süreceğini söyleseler de işçi çıkarmaya da başladılar.

Evrensel’deki habere göre sözleşmeli personellerin önemli bir bölümü işten atıldı. Fabrika yönetimi bunun yanı sıra işçilere “isteyen çıkabilir” diyerek işten ayrılma baskısı yapılıyor.

‘Sözleşmelilerden sonra sıra bize gelecek’

Yaklaşık iki yıldır Türk Traktör’de çalışan bir genç işçi şunları söyledi: “Yanı başımızdaki genç sözleşmeli arkadaşları işten attılar. İşsizlik almış başını gidiyor, biz de tedirginiz genel olarak işimizden olmaktan. Önce askere gitmeyenleri, sonra sırayla geride kalanları tek tek işten atacaklar bu gidişle. Sendikadan da hiç ses yok, işten çıkarma olmayacak sadece ücretlerden belli bir kesinti olacak dediler ama herkes atılma korkusunu ensesinde hissetmeye başladı.

Başka bir işçi ise “Tazminatları açmış, çıkmak isteyen çıksın diyor. Herkes bu kadar borca batmışken, işsizlik almış başını gitmişken, kriz kapıdayken kim işten çıkabilir ki?” diye sordu.

‘Yüzyılın sözleşmesi eridi’

Bir diğer işçi ise, “Burada iş yok diye bir ara Sincan OSB’deki fabrikaya 90 tane Türk Traktör işçisini gönderip belli bir süre çalıştırdıktan sonra geri alacaklarını söylediler. Yüzyılın sözleşmesini imzaladık derken, şimdi geriye hiçbir şey kalmadı. Patates, soğan derken; vergi dilimine girince de maaşlardan kesinti olunca evdeki ekonomi iyice zora girdi. Bir de üstüne ücretlerden ve söylemedikleri halde benim dahil kimilerinin ikramiyelerinden de kesinti söz konusu oldu. Şimdi herkeste bir sessizlik var ama en ufak bir şeyde patlamaya hazır bir ortam da var.

Türk Traktör fabrikası yurt içi satışlarının düştüğü gerekçesiyle, haftalık çalışma gününü 1 gün düşürmüş ve o günün ücretinden kesinti yapma kararı almıştı. Bunun yanı sıra üretim bandındaki gece vardiyasını iptal edip, vardiyayı da ikiye düşürmüştü. Şimdi de işçi kıyımı başladı!

Ayrıca Kontrol Et

Küçük: Fiili Meşru Mücadele Yürütecek Odaklar Yaratmalıyız

1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin geleneksel örgütlenmelerinin çoktan dolan miadına karşı gerek sendikal gerekse siyasal alanda güven verecek, dünya gerçekliğine uygun bir militanlık ve fiili meşru mücadele hattında yürüyecek odaklar yaratmak gerektiğine dikkat çeken Alınteri yazarı Mürüvet Küçük, "Bu dönemin mücadele ruhu geri çekilmede değil, saldırıda somutlaşmaktadır. Yıllardır yaşanan geri çekilmenin yarattığı çözülme hali gücümüzü birleştirdiğimiz oranda sınıfa karşı sınıf ruhuyla yanıt verecek bir netliğe ulaşmak zorunda."