Mevsimlik tarım işçiliğinde değişen bir şey yok



Mevsimlik tarım işçileri tüm çığlıklarına rağmen aynı barınma-beslenme-dinlenme-ücret-ulaşım… sorunlarıyla boğuşmaya devam ediyor


Mevsimlik tarım işçiliği ölüm-açlık-susuzluk-kötü barıma ve beslenme koşulları-düzensiz ödenen düşük ücretler-okulu terk etmek zorunda kalan çocuk ve gençler demek olmaya devam ediyor.

Yoksul Kürt halkı başta olmak üzere sınırlı geçim kaynaklarına sahip olan tüm toplumsal kesimlerin mecbur kaldıkları bu işçilikle ilgili yıllardır yükselen çığlıklara rağmen değişen bir şey olmuyor. İşçiler güneş altında saatlerce çalışmak zorunda, barınma-beslenme-ulaşım koşulları her zamanki riskleri taşımakta, ücretler düşük olduğu gibi düzensiz ödenmekte… Bazen kendilerine su bile verilmeyebilmekte.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Manisa’nın Salihli ilçesinde günün 12 saatini üzüm ve domates tarlalarında çalışarak geçiren tarım işçilerinin büyük çoğunluğunu Mardin’in Nusaybin ilçesinden gelenler oluşturuyor.

Tarım arazilerine yakın yerlerde kendi imkanlarıyla kurdukları çadırlarda yaşayan tarım işçileri, elektrik ve su bulmakta zorlanıyor.

Nusaybin’den sokağa çıkma yasağından sonra, gelen ailelerin sayısının arttığını söyleyen tarım işçileri, çalışma koşullarının düzeltilmesini istiyor. Nusaybin’den ailesiyle birlikte çalışmak için Salihli ilçesine gelen Newroz Demir (21), okul tatile girer girmez tarlada çalışmaya başladığını söyledi. Demir, “Buradaki çoğu kişiyle komşuyuz. Çoğu çocuklarıyla burada çalışıyor. İlçede iş bulmak çok zor, birçok insan buranın zorluklarına rağmen gelip çalışıyor. Sabahtan akşama kadar güneşin altında çalışıyoruz. Kimisi su getirmiyor, kimisi paranı geç veriyor. Yani zorluklarını saysam bitmez. İnsan muamelesi görmüyoruz. Kötü şartlarda taşındıkları için çoğu işçi trafik kazasında ölüyor. Kaldığımız yerle şu an çalıştığımız tarla arasında 45 kilometrelik yol var ve bizleri genellikle o bozuk minibüslerle taşıyorlar, böyle olunca kazalar da sık oluyor” dedi.

Semanur Korkmaz (18) ise küçük yaştan itibaren tarlada büyüdüğünü dile getirdi. Korkmaz, “Ben lise birinci sınıfa gidecektim ama gidemedim, bırakıp buraya geldik. Okulum böyle elimden gitti. Şimdi domates tarlasında çalışıyoruz. Sabah 06.00’da başlayıp saat 14.00’e kadar kesintisiz çalışıyoruz. Sabah dinlenme molası 15 dakika oluyor. Tarlada çalışmanın çok fazla zorluğu var ama su büyük bir sorun. Saat 12.00’den sonra inanılmaz bir sıcak var, iş sahipleri bir suyu vermeyi bile çok görüyor. İnsan nasıl su getirmez? Bazıları getirse de içinde yosun oluyor ya da su sıcak oluyor. Yıllardır söylüyoruz artık bu koşulların düzeltilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Ayrıca Kontrol Et

Atılan Adım, Harcanan Soluk Boşa Gider mi?

Her soluğun ve her adımın karşı konulmaz bir dönüştürücü gücü vardır. Yeter ki, biz sesimizi esirgemeyelim. Önce tüm samimiyetimizle ve bilincimizle kendimize seslenelim.