TCMB: Enerji fiyatlarındaki güçlü artış eğilimi sürecek



Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), enerji fiyatlarında iki aydır ardı ardına yapılan yüksek zamların Eylül’de de devam edeceğini açıkladı


TC Merkez Bankası da artık günlük enflasyon açıklamaları yapıyor, ekonominin gidişatına ilişkin öngörülerde bulunuyor. Son açıklamasında da elektrik ve doğal gaza yapılan zamların devam edeceğini belirtti.

Paranın dümeninde oturan ve Saray’ın şef değneği haline getirilen banka yönetimine göre de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in verilerinde olduğu gibi Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 2,30 oranında arttı ve yıllık enflasyon da yüzde 17,90 oldu.

MB’nin “enerji fiyatlarındaki güçlü artış eğilimi devam edecek” demesinin yaşamımıza yansıyacak karşılığıysa çok büyük. Düşünsenize sadece son 8 ayda elektriğe yüzde 31, doğal gaza da bir yılda yüzde 25 zammın yapıldığı bu koşullarda yeni zamlardan bahsediyor banka… Bunun asgari ücretin şimdiden yarı yarıya değer kaybettiği bu koşullarda ne anlama geldiğini anlamak için fazla söze gerek yok.

TCMB, TÜİK’in dün açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin yayınladığı “Aylık Fiyat Gelişmeleri” raporunda özet olarak şunlar belirtildi:

Gıda enflasyonu işlenmiş gıda grubundaki olumsuz seyre bağlı olarak bir miktar yükseldi. 

 

Enflasyondaki  artışın ana sürükleyicileri temel mal ve enerji fiyatları oldu. Enerji fiyatlarındaki güçlü artış eğiliminin Eylül ayında da devam etmesi beklenmekte. 

 

İthal içeriği yüksek temel mallarda yüksek oranlı fiyat artışları izlendi. 

 

Bu dönemde hizmet sektöründe genele yayılan fiyat artışları görüldü. 

 

Üretici fiyatları maliyet baskılarının oldukça güçlendiğine işaret etti. 

 

Çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonu ve ana eğilimi önemli ölçüde yükseldi.

 

Enerji fiyatlarındaki yükselişin, elektrik ve doğalgaz fiyat artışı ile akaryakıt ürünlerine ilişkin ÖTV düzenlemesinin sarkan etkisine bağlı olarak Eylül ayında da sürmesi beklenmekte.

Ayrıca Kontrol Et

Kadın sorunu: Hem çok eski hem çok yeni hem de çok uzun bir yol -III

Kadın sorununda reformizm, feminizm ya da oportünizm bu sorunu üretim ilişkilerinden kopararak ele alan bir yaklaşımla söz konusu olabilir. Bu ilkesel düzlem net olduktan ve faaliyeti yürüten güçlerin kafası açık olduktan sonra bu tür sapma tehlikelerinin de en asgari düzeye ineceği ortadadır.