Karaburun Bilim Kongresi dün başladı



14. Karaburun Bilim Kongresi genç katılımın ağırlıklı olduğu bir kitlesellikle dün başladı. Kongre’nin bu yılki açılış konuşmasını Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu yaparak, toplumların yaşamlarında değişiklik yaratmış olan mücadelelerin benimsendiğini söyledi


Türkiye ve dünyada yaşanan çok katmanlı kriz koşullarında 13’üncüsü düzenlenen Karaburun Bilim Kongresi oldukça kitlesel bir katılım ve dinamik bir atmosferle dün başladı. Tarihteki ilk komün denemelerinden birinin yaşandığı ve Şeyh Bedreddin isyanının ana merkezi olarak geçen Karaburun yarımadasında 5-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen Kongre’nin bu yılki ana teması Lenin’in ölümsüz eserinden esinlenerek “Ne Yapmalı?”.

Bu başlığın kendisi Kongre’nin yıllar içinde yaşadığı evrimi olduğu kadar akademinin kendisinin de evrimini, mevcut durumda nasıl bir anlam kazandığını ifade ediyor ve kendisini bu anlamlar üzerinden yeniden örgütleme yönelimini ifade ediyor.

Tarihte eşine az rastlanır bir siyasi zorbalıkla üniversitenin tüm ilerici dinamiklerinin kazınarak temizlenmeye çalışıldığı bu koşullarda akademi de artık gündelik siyasal mücadelenin organik bir parçası haline geldi.

Pek çok başlığın (bölgesel politikalar, sınıf çözümlemeleri ve mücadelesi, Marksizmler, iş cinayetleri, hukuk, ekolojik sorunlar, gıda meselesi, kent sorunları, göç, medya, sanat ve aklımıza gelebilecek birçok toplumsal konu ve örgütlenmenin sayısız başlığı…) bu eksende ele alınarak, geleceğe dönük çeşitli projeksiyonlar geliştirilmesinin hedeflenmesi Kongre’yi sınıf mücadelesinin toplam sorunlarına dönük ideolojik bir birikim oluşturmak açısından da önemli bir yere oturtuyor.

Bunca siyasi baskı ve saldırganlık altında gerçekleştirilen Kongre’ye katılımsa oldukça kitlesel… 70 bildirinin sunulacağı, toplamda 27 oturumun düzenleneceği kongreye bu yıl genç katılımın kitleselliği özellikle dikkat çekiyor. Kongreyi düzenleyenler bu yıl katılan öğrenci sayısının geçen yıla oranla neredeyse üç kat arttığını ve öğrenci katılımı olarak kayıtlara geçen sayının 300 olduğunu belirtiyorlar. Bu sayının çok daha fazla olduğu ve aratmasının beklendiği de özellikle vurgulanıyor.

Kongre bu yıl da son 4 yıldır olduğu gibi Karaburun Ekonomi Politik Okulu (KEPO)’yla başlamıştı. Bu okulda da 4 gün boyunca yoğunlaştırılmış şekilde 9 ayrı ders verildi. Akademisyenlerin kuşaklar arası köprü kurdukları bu dersler, güncel sorunların Marksist ekonomi politik çerçevesinde ele alındığı, buradan bir perspektif oluşturmanın hedeflendiği dersler oldu. İlgi de önceki yıllara kıyasla yoğundu.

Dün başlayan Karaburun Bilim Kongresi’nin açılış konuşmasını savaşa karşı ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisini imzaladığı için ihraç edilen, en son “Afrin işgaline karşı savaş, halk sağlığı sorunudur” açıklaması nedeniyle 5 buçuk ay tutuklu kalan ve 19 Temmuz’da tahliye edilen HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu yaptı.

Konuşmasına “barış” mücadelesinin önemine vurgu yaparak başlayan Hamzaoğlu, “16. yüzyıldan itibaren üniversiteler, özellikle 19. yüzyıl itibariyle bilginin üretildiği başlıca kurumlar haline gelmişti. Ama günümüzde doğrunun üretildiği yer haline getirilmeye çalışılıyor. Ve kısmen de başarılı olunuyor” diyerek bilimin, üniversitelerin bugünkü dejenere edilmiş haline vurgu yaptı.

Bilimsel bilgiyi hapsetmeyen bir grup tarafından kongrenin başlatıldığını söyleyen Hamzaoğlu “13’üncüsünü yapmak üzere Karaburun’dayız. Bu yılki tema Lenin’in önemli eseri ‘Ne Yapmalı’ dan oluşuyor. Aslında ‘Nereden başlamalı’ makalesini, sorusunu daha da derinleştirmek için yazdığı bir eserdir. Hepimizin bildiği gibi kitabın içinde devrim çağrısı, örgüt sorunu, parti, aydınlar, süreli yayınlar başlıkları var. Biz de alt başlıkları ona göre seçtik. Bilimsel kongre boyunca 150 katılımcıyla 27 oturum gerçekleşecek” dedi.

Kapitalizmin motivasyon araçlarının yok oluşunun başlangıcının yaşandığını söyleyen Hamzaoğlu, bugünün ikna ve motivasyon aracının şiddet olarak kendini var ettiğini ifade etti. Toplumun temeline inemeyen siyasetlerin, hedeflerin ve politikaların bir yere varamadığını söyleyen Hamzaoğlu “Benimsenen tüm mücadelelerin, doğru ya da yanlış, toplumların yaşamlarında değişiklik yaratmış alanlardan olduğu görülebilir. Bu sebeple bu salonlarda ‘ne yapmalı, nasıl yapmalı’ tartışmalarının bizleri zenginleştireceğine inanıyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Konuşmasında bugün itibariyle ‘barış akademisyenleri’nin de yargılamalarına devam edildiğini hatırlatan Prof. Hamzaoğlu, Ocak 2016’da 1028 akademisyenin ‘Bu suça ortak olmayacağız!’ bildirisini imzaladığını, bu kişilerin 378’ine dava açıldığını ve 268’inin ilk duruşmalarına çıktığını hatırlattı. 18 kişi ise haklarında kesinleşmemiş bir yılı aşan cezalar aldı. Hamzaoğlu, yargılanan akademisyenler için “Bizler onlarız, onlar bizler!” vurgusu yaptı.

Hamzaoğlu’nun açılış konuşmasından sonra Kongre, Lenin ve Güncel Sorusu “Ne Yapmalı?” ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika: “Heybetli Küller” Coğrafyası başlıklı oturumlarla devam etti.

Kongre’nin bugünkü programı da çalışma grupları ve çeşitli başlıklar altında yapılacak oturumlarla devam edecek. Bugünkü oturumlar şu başlıklar altında yapılacak:

Soma’da Yaşananlar ve Gerçekler, Dünya Ne Yapmakta?, “Kendiliğindenlik Önünde Eğilme”, Marksizm/ler: “Kendini Arındırarak Güçlenmek”,  Akademinin Halleri: Göçmenlik, Cinsiyet, Dayanışma, Esneklik…, Ekosistemi Savunmak İçin ‘Ne Yapmalı?’, ’Nasıl Yapmalı?’, Kültür ve Sanatın Kadim Sorusu: “Nasıl Yapmalı?”.

Gerek Ethem Sarısülük davasında gerekse IŞİD’in gerçekleştirdiği başta 10 Ekim Gar katliamı ve Suruç-Diyarbakır katliamlarına ilişkin davalarda avukatlık yapan Kazım Bayraktar’ın da “Sınıf Mücadelesinde “Adalet İçin Ne Yapmalı?” başlığı altında sunum yapacağı 7 Eylül Cuma günü şu oturumlar olacak:

İşçi Sınıfı: “Kabarmanın Başlangıcı” mı?, Neo-Liberalizmin Kent Politikalarına Karşı “Ne Yapmalı?”: İzmir Örneği, Türkiye’de Siyaset: “Dağınık, Belirsiz, İnatçı”, Alternatif Akademiler: “Eleştiri Özgürlüğü”, Toplumsal Cinsiyet: Normali Reddetmek, 1968’den 2018’e Öğrenci Hareketi’nin Evrimi ve Bugün Ne Yapmalı?, Mültecilerin Gözünden Türkiye’de Mültecilik, Medya ve “Siyasal Teşhirler”.

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Uğur Karadaş’ın da Örgütlenme ve Sorunları: “Bize Gerekli Olan Nasıl Bir Örgüttür?” üst başlıklı oturumda ‘21.Yüzyılın Partisi: Bir Model Önerisi’ başlığıyla sunum yapacağı 8 Eylül Cumartesi tarihinde şu başlıklar ele alınacak:

Marx 200 Yaşında: Marx’ın Orkestrası, Türkiye’de Demokrasi Mücadelesi, Akademi İçin Ne Yapmalı?, Başka Bir Dünya İçin “Nereden Başlamalı?”, Örgütlenme ve Sorunları: “Bize Gerekli Olan Nasıl Bir Örgüttür?”, Sermaye Kriz Devlet: “Kapitalist Çelişkilerin Yeğinleşmesi”, İstibdadın ve Piyasanın Cenderesindeki Üniversitede Ne Yapmalı?

9 Eylül’de yapılacak oturumlar ise şunlar olacak:

Yerel Seçimlere Doğru… , Son Tahlilde Ne Yapmalı?

Ayrıca Kontrol Et

Sonuna Kadar Gitme Zorunluluğu

Öz savunma her şeyden önce bir bilinçtir. Karşı karşıya olunan saldırının kaynağını doğru tanımlama, onu tepeden tırnağa kavrama bilincidir. Sadece bedeni değil ruhu, kişiliği ve geleceği savunma eylemidir; hayatın her alanında savaşan Kürt halkının direniş ve hesap sorma geleneğinin sürdürülmesidir