Cargill işçileri genel merkez önünde



Cargill Genel Merkez önünde oturma eylemi başlatan işçiler, firma önündeki direnişe cuma gününe kadar devam edeceklerini yinelediler


Dün İstanbul Şifa Mahallesi’nde gözaltına alınan, saatlerce aç susuz bekletilen ve doğru düzgün ifadeleri bile alınmadan serbest bırakılan Cargill işçileri geceyi Kartal merkezinde geçirmişti.

Bugün sabah Palladium Tower’daki Cargill Genel Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçen işçilere polis bu sefer de şapka ve önlük takmadan grup halinde yürümemelerini dayattı. Kartal’dan çıkarak sahil yolunu takip eden işçiler arasında yalnızca Tek Gıda İş sendika temsilcisinin önlükle devam etti.

Bostancı’ya kadar sivil polislerin ‘ikişerli sıra olun yoksa gözaltına alırız’ taciziyle yürüyen işçileri polis, burada GBT(Genel Bilgi Toplama)’ye çekmek istedi. İşçilerin ikisi ve bir destekçinin kimliğinin yanında olmaması sebebiyle direnişçiler bir süre alıkonuldu. İşçiler, ceza kesilmekle tehdit edildi.

Ancak polisin tacizi bununla sınırlı kalmadı; Tek Gıda İş Sendika Temsilcisi’ne önlüğünü çıkarması dayatıldı. Sendika temsilcisi ise bu dayatmaya karşılık olarak önlüğünü ancak tüm işçiler yürüyüşe üstsüz devam ederse çıkaracağı şartını koştu.

Bostancı’da yaşanan polis tacizinin ardından direnişçiler kimlik kontrolünden de geçerek yürüyüşlerine Ataşehir’e tırmanan dik istikamet boyunca devam ettiler. Önlüklerini tekrar giyen Cargill direnişçileri, yürüyüşlerini tamamlayarak Cargill Genel Merkezi’nin içinde bulunduğu Palladium Tower’ın önüne ulaştı.

Aralarında çeşitli sendika, siyasi parti ve kurumların temsilcilerinin de bulunduğu kalabalık bir kitle tarafından karşılanan işçiler, “Atılan işçiler geri alınsın!” diye haykırdı.

Cargill Genel Merkezi önünde toplanan direnişçi, sendikacı ve destekçiler hepbir ağızdan “Sendika hakkımız engellenemez!” sloganı attıktan sonra konuşmalara geçildi. Sözü Tek Gıda İş Sendika temsilcisi aldı;

“6 gündür sürdürdüğümüz yürüyüş bugün Palladium, Cargill Genel Merkezi’nin önünde son bulmuştur. Ancak bizim buradaki direnişimiz bugünden sonra da geceli gündüzlü devam edecektir.

 

Biz bu fabrikada 156 gün önce anayasal hakkımızı kullandık; çocuklarımızın geleceği için, onurumuz için, sendikaya üye olduk. Fabrika da, sendikaya üye olduğu için 14 işçi arkadaşımızın iş akdini feshetti. Bunun akabinde kapının önünde başlattığımız direnişte zaman zaman uyarılar yaptık ancak dikkate alınmadık.

 

Anayasal haklarımıza saygı duyulması için yaptığımız çağrılara kulak tıkayan Cargill yöneticilerini bir kez daha, siz değerli emek dostlarımızla birlikte uyarmak için Orhangazi’den başlattığımız direniş çeşitli engellerle karşılaştı. Dün Tuzla Şifa Mahallesi’nde gözaltına alınıp 7 saat Vatan’da tuttular. Ama direnişimizden ödün vermeden Kartal’dan buraya geldik.

 

Şunu söylemek istiyoruz, Türkiye’de yasalar mı var yoksa patronların verdiği talimatlar mı var? Kanunlar uygulanmıyor, sadece verilen talimatlar uygulanıyor. Biz bu ülkede anayasal hakkımızı kullandık, biz bu ülkede yasaların işlemesini istiyoruz.”

Konuşmada Flormar işçilerine de selam yollandı, ‘Flormar işçisi yalnız değildir!’ sloganı atıldı.

 

 

Eylem, Tek Gıda İş Örgütlenme Sekreteri Suat Karlıkaya’nın açıklamasıyla devam etti:

“155 gündür sendika üyesi olduğu için atıldığı işine geri dönmek için direnen; 6 gündür fabrikanın önünden çıkarak gündüzleri yürüyüp, geceleri sokaklarda yatarak, buraya Cargill genel müdürlüğü önüne gelen, Cargill işçilerinin tek talepleri var; yaşadıkları vaziyetin giderilmesi ve tekrar işbaşı yaptırılmaları.

Fabrikada işçiler 12 saat çalıştırılırken, eleman sıkıntıları yaşanırken, normalde sözümona işlerin düştüğü Eylül ayında bile makinalar tam kapasite çalışırken, işverenin kotanın düştüğünü sebep göstermesi tam anlamıyla komikliktir, aymazlıktır.

Senelerdir verilmeyen banka promosyonlarının bu Ağustos ayında işçiye verilmesi işçilere ‘sendikaya üye olmayın’ diye verilen bir rüşvettir.

Cargill yönetimine buradan sesleniyoruz: Cargill etik kurallarına göre bulunduğunuz ülkenin kurallarına uyma taahhüttünüz var. Bu arkadaşlar için açmış olduğumuz işe iade davalarını kazanırsak bu arkadaşlarımızı işbaşı yaptırma sözünü veriyor musunuz? Yoksa, daha önce sizi sendikal tazminata mahkum ettiren yedi arkadaşımıza yaptığınız gibi paralarını ödeyip işbaşı yaptırtmayacak mısınız?

Siz zaten sendika konusunda sabıkalısınız. Dünyada birçok ülkede sendikalı işçileriniz olmasına rağmen neden Türkiye’de sendika düşmanlığı yapıyorsunuz?

Buradan, Cargill Genel Merkezi önünden, Cargill yönetimine sesleniyoruz: Sendikalaşmanın önüne geçebilmek için işten attığınız 14 arkadaşımızı hemen işbaşı yaptırın! Aksi takdirde, Tek Gıda İş Sendikası olarak gerçek anlamda eylemlerimize başlayacağız. Kazanılana kadar da vazgeçmeden devam edeceğiz. Bu konuda, üyesi olduğumuz Uluslararası Gıda Sendikaları Birliği aracılığı ile bütün dünyada da bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Cargill direnişi, yalnızca Cargill işçisinin değil, bütün işçi sınıfının mücadelesidir. Havaalanı inşaat işçisinin, Flormar işçisinin, Real-Makro-Uyum işçilerinin mücadelesinde olduğu gibi bütün işçi sınıfının mücadelesidir.

Buradan, emeği ve ekmeği için mücadele eden herkese selam olsun!”

Cargill Genel Merkez önünde oturma eylemi başlatan işçiler, firma önündeki direnişe 21 Eylül Cuma gününe kadar devam edeceklerini yinelediler ve mücadelelerinin Cargill’de toplu iş sözleşmesi (TİS) yapıncaya kadar süreceğini belirttiler.

Ayrıca Kontrol Et

Samsun’da LCW İşçisi Baskı ve Mobbing Nedeniyle İntihar Etti

Samsun’un LC Waikiki mağazasında reyon yönetici olarak çalışan Muhammed Yavuz, bölge müdürü E.C.’nin sistematik mobbing ve baskısı nedeniyle intihar etti.