Bir garip sosyal devlet!



Binalı Yıldırım’ın evlenmek isteyen amca anısı ve garip sosyal devlet anlayışı çok konuşuldu


Geçtiğimiz günlerde Binali Yıldırım, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde “2023 Vizyonunda Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin Rolü” çalıştayında konuştu. Bu cümlenin kendisi bile güzel bir fıkranın başlangıcı gibi fakat asıl haber değeri taşıyan, üniversiteye Türkiye’de eğitim ve öğretime büyük (!) katkılarda bulunmuş olan Binali Yıldırım’ın isminin verilmesi değil. Kendisinin uzmanlık alanı (!) olduğu için “Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri” hakkında konuşması da değil. Asıl mesele, Yıldırım’ın “Sosyal devletin ölçüsü” olarak erkeklerin evlenip evlenmemesini görmesi.

Yıldırım, çok konuşulan trajikomik konuşmasında, ziyaretine gelen yaşlı bir amcayı anlatıyor. Yaşlı amcanın eşi vefat etmiş, evlenmek istiyormuş. “Evlenecek, bir türlü evlenemiyor” derken Yıldırım’ın yüzünde bir tebessüm beliriyor. Çünkü yaşlı amcanın tekrar evlenmek istemesi çok (!) sevimli! Amca sitem ediyor Yıldırım’a, “Hanımlara para verdiniz, kimse yüzümüze bakmıyor!” diye. Çoğunlukla erkeklerin olduğu salonda bir alkış kopuyor, Binali Bey daha çok gülümsüyor. Ve tarihe geçecek o çıkarımı yapıyor: Sosyal devletin de ölçüsünü, ayarını yerinde tutmakta fayda var.

Muhtemelen ömrü boyunca evde ayaklarını uzatıp, eşinden ayağına su getirmesini istemiş, ona doğal bir köle gözüyle bakmış amca ile artık hiçbir kadının evlenmemesi mutluluk verici. Ama kadını kendisine hizmetle mükellef gören böyle amcaların dul kaldıktan sonra kendilerine köle olacak yeni bir kadın bulma hakkını korumak için sonuna kadar açtığı (!) sosyal devlet musluğunu kısmaya karar veren Binali Yıldırım ise oldukça talihsiz.

Böyle dikkat çekici bir gerici söylemle (bu gericilikte oldukça samimi olsalar da), asıl önemli olanı görmemizi engelleyememeleri çok talihsiz. Yıldırım, “erkeklerin kölesiz kalmasını” bahane ederek kadın emekçilere yapılan yardımın kesileceğinin sinyalini veriyor. Tıpkı Erdoğan’ın son yaptığı konuşmasında emekli olmasına rağmen ihtiyacı olduğu için çalışan ve emeklilikte yaşa takılan emekçileri “Sosyal güvenlik sistemini batağın içine sürüklemek” istemeleriyle suçlaması gibi. Asıl karın ağrınızı, yapmak istediğinizi görüyoruz!

Ayrıca Kontrol Et

Öyle Bir Kavşaktayız Ki!..

Halkın öfkesi her seferinde sandıkta eritilmiş olsa da yorgunluk ve yılgınlık ağır bassa da bir şey yapmalı. Hasan Hüseyin Korkmazgil ne güzel de söylemiş “Korka korka yaşamak ne!..”