Diyanet gençlerin peşinde…



Diyanet İşleri, her din görevlisine 10 genci kendilerine zimmetleyerek, bunlarla ilgilenme görevi verdi


İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her görevlisini 10 gençle ilgilenmesini istediğini söyleterek, “Her görevlimiz 10 genci kendi evladı gibi görüp onlarla meşgul olacak” talimatının verildiğini söyledi.

Bir camide namaz sırasında gençlerin üzerinden kirli ellerini çekmeyeceklerini açıklayan fetvayı ileten Yılmaz,” Yani her görevlimiz 10 genci üzerine zimmetlemelidir. Çünkü insanoğlunun, ilgiye, sevgiye ve dostluğa ihtiyacı var. Bu ihtiyacı sanal ortamlarda değil, doğal ortamlarda karşıladığı zaman güzel. Onun için çocuklarımıza hayatın sadece bu dünyada yaşadıklarımızdan ibaret olmadığını bunun dışında bir edebi hayatın olduğunu anlatmalıyız.” Sözleriyle ulvi ‘kindar ve dindar nesil’ yetiştirme projesine “sevimlilik” katmaya çalışıyor.

Gerçi bu din görevlilerinin çocuklarımıza, gençlerimize verdiği “ilgiyi” biz Ensar Vakfı’ndan, Sevgi Evleri’nden, onlarca Kur’an kursundan, tarikatlara dönen okullardan vs. vs. gayet iyi biliyoruz.

2.6 milyon genç işsizin olduğu ve bunun her geçen gün katlanarak arttığı ülkede, 7.2 milyarlık bütçenin bile kendilerine yetmediği Diyanet İşleri’nin bu ilgisi ve yönelimi zaruri bir ihtiyacında göstergesi. İleride büyük bir kesimi işsiz kalacak bu gençlerin, din kisvesi altında uyuşturulup, sorgulamayan sadece biat eden ve kendine başka her şeye herkese tahammülsüz birer rejim askerine dönüştürülmesi için bu ilgi onlar için zaruri. Bu aynı zamanda  yüzlerce binlerce taciz haberinin gelmeye devam edeceği, gençlerimizin tarikatların, şeyhlerin ellerinde zehirlenmeye devlet desteğinin devam edeceğinin de göstergesi.

Ayrıca Kontrol Et

Küçük: Fiili Meşru Mücadele Yürütecek Odaklar Yaratmalıyız

1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin geleneksel örgütlenmelerinin çoktan dolan miadına karşı gerek sendikal gerekse siyasal alanda güven verecek, dünya gerçekliğine uygun bir militanlık ve fiili meşru mücadele hattında yürüyecek odaklar yaratmak gerektiğine dikkat çeken Alınteri yazarı Mürüvet Küçük, "Bu dönemin mücadele ruhu geri çekilmede değil, saldırıda somutlaşmaktadır. Yıllardır yaşanan geri çekilmenin yarattığı çözülme hali gücümüzü birleştirdiğimiz oranda sınıfa karşı sınıf ruhuyla yanıt verecek bir netliğe ulaşmak zorunda."