Cumartesi Anneleri 712. haftada



Cumartesi Anneleri 712. haftada 24 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu


700’üncü haftadan bu yana Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yapmasına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri, bugün 712. haftalarında İnsan Hakları Derneği’nin bulunduğu Çukurluçeşme Sokak’da basın açıklamasını yaptı.

Nihat Aydoğan’ın akıbetinin sorulduğu 712. hafta açıklamasında  öldürülen Özgür Gündem gazetesinin Bitlis muhabiri Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, eşi Emine Erdoğan’a sesleniyorum. Sizin hiç çocuğunuz, torununuz kayboldu mu? Bu acıyı hissettiniz mi? Biz sadece adalet istiyoruz” diye konuştu.

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’ndaki 712. buluşmasını polisin engellenmesi sonucu İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde gerçekleştirildi. Eyleme CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün destek verdiği eylemde, gözaltında kaybedilenlerin fotoğrafları ve resimlerinin basılı olduğu tişörtler taşındı. Haftanın açıklamasını kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak okudu.

Ocak, “Demokratik bir hukuk düzeni insan hak ve özgürlüklerinin güvencesi ve varlık koşuludur” diyerek Türkiye’de demokratik, insan hak ve özgürlüklerine dayalı bir hukuk düzeni olmadığı için Cumartesi Anneleri’nin olduğuna değindi.

Ocak, şöyle konuştu:

“Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin akıbetlerinin açıklanmasını, onları kaybedenlerin yargılanarak cezalandırılmasını ve hiç kimsenin  kaybedilmediği bir hukuk devleti istediğimiz için engelleniyoruz, suçlanıyoruz, şiddete uğruyoruz, gözaltına alınıyoruz. Siyasal iktidarın adalet talep eden kayıp  yakınlarının sesini engellemesi, insanlığa karşı suç niteliğindeki gözaltında  kaybetme eyleminin resmi olarak inkâr edilmesi anlamana gelir. Bu inkâr insanlığın inkârıdır. Başka Cumhurbaşkanı olmak üzere  iktidarı, inkârı ve cezasızlığı sonlandıracak, adımları atmaya çağırıyoruz.” 

Aydoğan’ın akıbeti hakkında bilgi veren Ocak şöyle devam etti,

“712. haftamızda 24 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen Nihat Aydoğan için buluştuk. Resmi makamlar Aydoğan’ın gözaltına alındıktan  20 gün kadar sonra nöbetçi savcılığa sevk edildiğini, ifadesi alındıktan sonra da serbest  bırakıldığını iddia etti. Ancak bu iddia  hiç bir zaman güvenilir bir kanıtla desteklenmedi. Uzun yıllar sonra Aydoğan için nüfus kütüğüne ölüm kaydı düşüldüğü açığa çıktı. Ailenin resmi kurumlara yaptığı başvurular sonuçsuz kaldı. Nitelikli bir soruşturma yürütülmesi için savcıları göreve çağırıyoruz. Kayıplarımızı aramaktan ve Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

Aydoğan’ın eşi Halime Aydoğan ise, “24 senedir eşimi arıyorum. Ölene kadar da aramaya devam edeceğim. Bütün yetkililere sesleniyorum, bu işe bir çözüm bulun. Biz  bir şey istemiyoruz. Sadece bir kemik istiyoruz. Kemiklerin nerede olduğunu biliyorlar. Para pul istemiyorum, iki kemik istiyorum. Bir mezarı olsun. İçim rahat olsun. Galatasaray’da oturuyorduk ne zararımız vardı. Kimse buraya boşuna gelmez. Herkesin bir kaybı var. Biz de bu ülkenin insanlarıyız. Ayrımcılık yapmayın” dedi.

1993’te evden çıkarken kaçırılan ve öldürülen Özgür Gündem gazetesinin Bitlis muhabiri Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe de, “Oğlumun katillerinin yargılanmasını istiyorum. Oğlum işkence gördü. İstiyorum ki başka insanlar gözaltında kaybedilmesin. Çocuklarımız için mücadele etmeye devam edeceğiz. Galatasaray’da olsun, kapımızın önünde olsun, burada olsun sürdüreceğiz. Biz bu oturma eylemini gerçekleştireceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, eşi Emine Erdoğan’a sesleniyorum. Senin hiç çocuğun, torunun kayboldu mu? Bu acıyı hissettin mi? Biz sadece adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Kontrol Et

Kadın sorunu: Hem çok eski hem çok yeni hem de çok uzun bir yol -III

Kadın sorununda reformizm, feminizm ya da oportünizm bu sorunu üretim ilişkilerinden kopararak ele alan bir yaklaşımla söz konusu olabilir. Bu ilkesel düzlem net olduktan ve faaliyeti yürüten güçlerin kafası açık olduktan sonra bu tür sapma tehlikelerinin de en asgari düzeye ineceği ortadadır.