Adana’daki saya işçilerinin direnişi 2. gününde



Adana’daki saya işçilerinin kriz koşullarında eriyen ücretlerine yüzde 40 oranında zam yapılması talebiyle başlattıkları iş bırakma eylemi 2. gününde devam ediyor


Adana’daki saya (ayakkabının üst kısmı) işçilerinin ücretlere zam yapılması talebiyle başlattıkları iş bırakma eylemi bugün 2. gününde devam ediyor.

2017 Eylül ayında da büyük bir direniş gerçekleştirerek talep ettikleri zammı kabul ettiren saya işçileri, şimdi de krizin faturasını ödemeyeceğiz diyerek, enflasyon karşısında eriyen ücretlerine yüzde 40 oranında zam yapılması talebiyle direnişte.

Krizle birlikte kentte 350 saya atölyesinden 200’ünün kepenk kapattığını ve 3 bin 600 işçinin de ciddi bir ekonomik yıkım yaşadığını belirten saya işçileri talepleri kabul edilinceye kadar direnişi sürdüreceklerini vurguladılar.

Seyhan İlçesi Büyüksaat içerisinde saya yaparak parça başı çalışan işçiler, dün Arasta içinde bir araya gelerek, emeklerinin karşılığını alamadıklarını ve bu nedenle iş bıraktıklarını ifade etmişlerdi.

Her malzemeye yüzde 100 zam yapıldığını ancak ücretlerinin giderek eridiğini belirten işçiler, insanca bir yaşam için mücadele edeceklerini söyledi. İşçiler, daha önce firmalarla görüştüklerini ve ayakkabı firmalarının kendilerine ilettiği yüzde 10 zam önerisinin kriz koşullarında kabul edilemez olduğunu ve  yüzde 40 zam talebi yerine getirilene kadar mücadele edeceklerini söyledi.

Talep ettikleri oranda zam yapılmaması halinde üretim yapmayacaklarını belirten Ayakkabı İmalatı Çalışanları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mustafa Özay Özay, “Sektörümüzde altyapı sağlıklı değil. Zanaatkârlarımız mesleği bırakıp başka işlere yöneliyor. 20-25 sene emek vermiş, çalışmış bir ustanın kalkıp, inşaat işinde veya tekstilde veya tarımda ne işi var? Yüzde 40 zam talebimiz çift başı kazananlar içindir. Dikim çift başına fiyatlarımız 3 TL ile 6 TL arasında. Sanayide çalışanlar için de yüzde 30 zam istiyoruz” diye konuştu.

Ayrıca Kontrol Et

Sonuna Kadar Gitme Zorunluluğu

Öz savunma her şeyden önce bir bilinçtir. Karşı karşıya olunan saldırının kaynağını doğru tanımlama, onu tepeden tırnağa kavrama bilincidir. Sadece bedeni değil ruhu, kişiliği ve geleceği savunma eylemidir; hayatın her alanında savaşan Kürt halkının direniş ve hesap sorma geleneğinin sürdürülmesidir