Avrupa’da Amazon işçilerinin grevleri sürüyor



Ağır çalışma koşullarını, sendika karşıtı uygulamaları ve düşük ücretleri protesto etmek için grevler sürüyor


YAŞANACAK DÜNYA

Amazon işçilerinin, ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve sendika karşıtı uygulamalara karşı grevleri sürüyor.

İspanya’daki San Fernando de Henares’deki Amazon tesislerindeki ve Almanya’da, Graben ve Leipzig’deki işçiler, hafta sonu greve gittiler.

Yaklaşık 2 bin işçi çalıştıran Madrid bölgesi tesisindeki eylem, Amazon “Prime Day” ve “Black Friday” indirim kampanyası günlerinde yapılan daha önceki grevlerin odak noktasıydı.

Dünya çapında 20 milyon işçiyi temsil eden “UNI Global” sendikasının Genel Sekreteri Christy Hoffman, “Amazon’un sendika karşıtı duruşu işçiler için felaket getiriyor. Amazon patronları, işçilerin sağlık ve güvenlik konusundaki meselelerini gözardı ediyor. Yoğun ve ağır çalışma koşulları dayatılan işçiler arasında yaralanmalar, hastalıklar, sakat kalmalar artıyor. Noel döneminde grevler yapan Amazon işçileri, saygı ve örgütlenme hakkını talep ediyor” dedi.

Neden greve gittiği sorulduğunda, İspanyol Amazon işçisi Douglas Harper “Uzun saatler boyunca çalışıyorum. Geç saatlerde, yorgun ve yoğun stres altında eve gidiyorum. Sabah vardiya yaparız, sonra akşam ve gece vardiyaları. Üst üste 6 gün çalışmak zorundayız. Şimdi ise şirket 7 gün çalışmayı dayatıyor” şeklinde yanıtladı.

Almanya’da Amazon işçileri 2013’ten beri şirketle toplu pazarlık anlaşması için savaşıyor.

Bu yıl İtalya’da, Polonya’da ve İngiltere’de Amazon işçileri greve gitmişlerdi.

Geçtiğimiz günlerde, İspanya’nın en büyük sendikalarından “İşçi Komisyonları Konfederasyonu” CCOO ve Genel İşçi Konfederasyonu” CGT, yılbaşı öncesine denk gelen “Black Friday” gibi indirim kampanyaları ve yoğun alışveriş günlerinde (23 ve 24 Kasım, 7, 9, 15 ve 30 Aralık, 3 ve 4 Ocak) greve çıkılacağını duyurmuştu.

Ayrıca Kontrol Et

Avrupa Parlamentosu Seçimleri: Irkçıların Zaferi ve Neoliberalizmin Çöküşü

AP seçimleri merkez partilerin ırkçı politikaları daha fazla benimsemeye başladığını ve popülist söylemlerin normalleştiğini gösteriyor.