İşsizlik oranları yükselmeye devam ediyor



İşsizlik oranları son 5 aydır kesintisizce yükseliyor, TÜİK’in açıkladığı Eylül ayı işsizlik oranlarına göre geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 puanlık artışla yüzde 11,4’e yükseldi, sanayi üretimi de yüzde 5,7 düştü


Son 5 aydır aralıksız artan işsizlik oranı, yaşanan ekonomik-sosyal yıkımın en çarpıcı rakamsal ifadesi olmaya devam ediyor. Hayat pahalılığı ve işsizlik oranlarındaki bu görünür yükseliş siyasi iktidarın tehditlerle dile gelen korkulu rüyası olmaya devam ediyor.“Sarı yelekliler” fobisi katliam ve iç savaş tehditleriyle açık bir hezeyan halini almışken, bu hezeyanın nasıl bir korkuya ve bu korkunun da hangi arka plana sahip olduğu gizlenemiyor.

TÜİK’in tartışmalı verilerine göre bile işsizlik oranları hız kesmeden devam ediyor. 2018 Eylül ayında bu oran geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 puanlık artışla yüzde 11,4’e yükseldi. 15-24 yaş aralığındaki genç nüfusta ise yüzde 21,6 olarak gerçekleşti. Sanayi üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 düştü.

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılı eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artarak 3 milyon 749 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puanlık artışla yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti. Sanayi üretimi de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 azaldı.

2018 yılı eylül döneminde, tarım dışı işsizlik oranı 0,7 puanlık artışla yüzde 13,5 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 1,6 puanlık artış ile yüzde 21,6 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran 0,9 puanlık artışla yüzde 11,7 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı 29 milyon 63 bin kişi, istihdam oranı yüzde 47,8 oldu.

Tarım sektörünün payı azaldı 

Veriler istihdamın daha çok yüzde 54,3’le hizmet sektöründe gerçekleştiğini, krizin etkisinin inşaatta yüzde 0,8 istihdam düşmesiyle hissedildiğini, tarımdaki istihdam oranlarının da geçen yıla göre 1,1 oranında düştüğünü gösteriyor.

Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 264 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 531 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,2’si tarım, yüzde 19,6’sı sanayi, yüzde 6,9’u inşaat, yüzde 54,3’ü ise hizmet sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 1,1 puan, inşaat sektörünün payı 0,8 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,8 puan, hizmet sektörünün payı 1,2 puan arttı.

Kayıtdışı oranı yüzde 33,8

Eylül 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan azalarak yüzde 33,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 81 bin kişi azalarak 28 milyon 797 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalarak yüzde 47,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 45 bin kişi artarak 3 milyon 676 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 11,3 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, sanayi sektöründe 32 bin, inşaat sektöründe 29 bin, hizmet sektöründe 50 bin kişi azalırken, tarım sektöründe 31 bin kişi arttı.

Sanayi üretimi ekimde daraldı, taşocakları istihdamında yükseliş 

TÜİK, ekim ayı sanayi üretim endeksi verilerini de açıkladı.

Buna göre sanayi üretimi ekimde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2018 yılı Ekim ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,1 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,5 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,2 azaldı.

Ayrıca Kontrol Et

Küçük: Fiili Meşru Mücadele Yürütecek Odaklar Yaratmalıyız

1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin geleneksel örgütlenmelerinin çoktan dolan miadına karşı gerek sendikal gerekse siyasal alanda güven verecek, dünya gerçekliğine uygun bir militanlık ve fiili meşru mücadele hattında yürüyecek odaklar yaratmak gerektiğine dikkat çeken Alınteri yazarı Mürüvet Küçük, "Bu dönemin mücadele ruhu geri çekilmede değil, saldırıda somutlaşmaktadır. Yıllardır yaşanan geri çekilmenin yarattığı çözülme hali gücümüzü birleştirdiğimiz oranda sınıfa karşı sınıf ruhuyla yanıt verecek bir netliğe ulaşmak zorunda."