Artık maşalar değil, rejimin tepesindekiler “başları kesile” diyor



Dün katıldıkları TV programında mevcut siyasi iktidara dönük eleştirilerde bulunan Akpınar ve Gezen bizzat Erdoğan’ın direktifiyle başlatılan soruşturma kapsamında bu sabah polis tarafından evlerinden alınarak Adliye’ye götürüldüler


Mevcut rejimi ve onun en tepesindeki şahsı onaylamayan, olup bitenin adını doğrudan koyarak tutum alan herkesin “devlet düşmanı” olarak görüldüğü zamanlardayız. İster burjuva devletin yılmaz savunucuları olup, sadece mevcut hükümet ve rejim biçimine muhalif olsun; ister bizzat o rejim biçiminin ve iktidar blokunun yandaşı olduğu halde kısmi eleştirilerde bulunsun hemen herkes hedeftir artık.

Eleştirel yayınlar yapan bir TV sunucusu rejimin en tepesindeki tarafından adeta suikast çağrısı yapılarak hedef gösterilir, ideolojik duruşlarını beğenelim ya da beğenmeyelim toplumsal kabul gören sanatçılar yaptıkları açıklamalar nedeniyle yine en tepedeki tarafından hedef gösterilerek gözaltına aldırılır, haklarında soruşturmalar açılır.

Eskiden kimi maşalar tarafından yapılan racon kesmeler, tehdit ve hedef göstermelerse artık bizzat devletin ve rejimin tepesine çöreklenmiş kişi tarafından yapılıyor kısaca. Bu bile başlı başına nasıl bir siyasi iklimde yaşadığımızın, nelerin hedeflendiğinin, kafalardaki siyasi-toplumsal projenin ne olduğunun açık ve çarpıcı ifadesidir aslında.

Metin Akpınar ve Müjdat Gezen, Halk TV’de Uğur Dündar’ın sunuculuğunu yaptığı Halk Arenası programında mevcut rejimi eleştirmişler, mevcut kutuplaşmanın ancak demokratikleşmeyle aşılabileceğini belirterek, bu gerçekleşmediğinde yaşanabileceklere dikkat çekmişlerdi.

Her ne kadar kendilerinin durduğu nokta kutuplaşmanın diğer gerici tarafını oluştursa da sanatçı olmanın doğal gereği olarak eleştiri yapma haklarını kullanan Akpınar ve Gezen, Tayyip Erdoğan’ın doğrudan hedefi oldular. Ve artık onun iki dudağı arasından dökülen sözlere göre hareket eden yargı hızla harekete geçerek ikisi hakkında “İç savaş ve darbe çağrısı” iddiasıyla soruşturma başlattı. Polis de sabah saatlerinde ikisini evlerinden alarak, Adliye’ye götürdü.

Metin Akpınar ne demişti? 

Akpınar katıldığı programda mevcut kutuplaşmaya işaret etmiş ve bunun daha fazla sürdürülemez olduğunu belirterek, şunları ifade etmişti:

Bireylerin özgür iradesiyle geleceklerini tayin edebildikleri bir rejim demokrasidir. Bizim polarizasyondan bu kargaşadan kurtulabilmemizin tek çaresi de demokrasi diye düşünüyorum. Oraya ulaşabilirsek ne ala kavga dövüş olmaz biz bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak her faşizmin olduğu gibi, karşılaştığı gibi belki liderini ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki adı geçen başka liderlerin yaşadığı gibi kötü sonlar yaşayabilir ama bize yazık olur, biz harap oluruz.

Erdoğan ne demişti? 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 2018 Yılı Mali Genel Kurul’unda Akpınar’a yüklenerek, “İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapıyorlar. Yahu senin her yerin sanatçı olsa ne yazar. Kalkacaksın sen bu ülkenin Cumhurbaşkanını ipte sallandıracaksın, şimdi git bunun yargıda bedelini öde. Biz bu yola farklı çıktık, beni ipe götüreceksin… Yahu senin haddine mi? Biz şehadete inanmış insanlarız ve biz bunların bedelini rahatlıkla ödemeye hazır insanlarız. Bunun bedelini yargıda ödeyecekler” demişti.

“Yargıda gereği yapılacak”

Erdoğan Arnavutköy’de düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada da Metin Akpınar ile Uğur Dündar ve Müjdat Gezen’i hedef gösterdi. Erdoğan şunları söyledi:

Bu CHP’nin yakası rozetli siyasetçileri yanında sanatçı yazar kılıklı borazanları var. Bunlardan 3’ü CHP’nin resmi yayın organı olan bir televizyonda benim ve Türkiye hakkında atıp tutmuşlar. Önce gergedan nesli deyip millete hakaret ederek işe başlamışlar sonra her şey sandıkta çözülmez demişler.

 

Sorsanız demokrat sanatçılar. Ama milletin iradesine zerre kadar saygıları yok. Şayet kendi istedikleri gibi demokrasi uygulaması olmazsa belki lideri yani beni ayaklarımdan asarlarmış. Ya hepiniz topunuz cellat olsa ne yazar.

 

Biz şahadete inanmışız. Ama sizin imanınız yok ki onu konuşalım. Geçmişteki darbeleri hatırlatıp bakalım darısı kimin başına demişler. Bunların isimlerini vermeyeceğim yargıda gereği yapılacak. Sanatçı müsveddesi, bütün bunlar bunun bedelini ödeyecekler.

Savcılık soruşturmayı “havuz medya”daki haberlere dayandırdı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada “havuz medya”da çıkan haberler referans gösterildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar imzası ile yayınlanan yazılı açıklama şöyle: “Bazı basın organları ile sosyal medya hesaplarında Uğur Dündar tarafından sunulan Halk Arenası adlı programın 21.12.2018 tarihli bölümüne katılan Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanını hedef alarak hakaret içerikli sözler söyleyip darbe ve ölüm tehdidinde bulundukları yönünde haberler yer aldığının tespiti üzerine 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. Maddesi uyarınca işin aslını araştırmak ve sorumlular hakkında yasal gereğine tevessül etmek amacıyla 22.12.2018 tarihinde soruşturma başlatılmış ve her iki şüpheli savunmaları alınmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza davet edilmiş olup, keyfiyet tüm basın/yayın organlarına saygı ile duyurulur

Ayrıca Kontrol Et

Öyle Bir Kavşaktayız Ki!..

Halkın öfkesi her seferinde sandıkta eritilmiş olsa da yorgunluk ve yılgınlık ağır bassa da bir şey yapmalı. Hasan Hüseyin Korkmazgil ne güzel de söylemiş “Korka korka yaşamak ne!..”