Osmangazi Köprüsü ve otoyol geçiş ücretine fahiş zam!



Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir otobanından geçiş ücreti fahiş oranda yükseldi. Geçen yıl 71,75 TL olan otomobil geçiş ücreti, 2019 yılının ilk sabahı 103,05 TL’ye çıktı


21’inci yüzyılın Deli Dumrullarının masaldakinden farkı; buldukları her yere köprü kondurmaları ve bu köprüleri yaptırıp, işletmesini verdikleri patronlara vadettikleri parayı toplamak için ücretlerini otomatiğe bağlamışçasına yükseltmeleri.

2019’u zam ve vergi “müjdeleriyle” açan “hükümet” Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu geçişleri için ödenen ücretlere fahiş oranlarda zam yaptığını da açıkladı.

Buna göre Osmangazi Köprüsü’nde geçen yıl 71,75 TL olan otomobil geçiş ücreti, 2019 yılının ilk sabahı 103,05 TL’ye çıktı. Gebze- Orhangazi- İzmir Otoyol geçiş ücretleri de zamlandı. Daha önce 5,5 TL olan Altınova- Orhangazi arası 11,5 TL, 7,40 TL olan Gemlik- Bursa arası 15,65 TL’ye yükseltildi.

Gazeteci Çiğdem Toker sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu zammın şirketle yapılan sözleşmedeki rakam düşünüldüğünde hayli düşük kaldığını, aradaki farkın ise Hazine’den ödeneceğini belirtti:

Yap İşlet Devret uygulama sözleşmesi ile Osmangazi Köprüsü için belirlenen tarife, 35 $ + % 8 KDV ‘dir. Bugünkü zamla belirlenen 103 ₺ ise 2018 ortalama dolar kuruyla yapılacak hesabın dahi çok altında. Aradaki fark, Otoyol A.Ş ‘ye Hazine’den ödenecek. Hatırlatalım.

Nurol, Makyol, Astaldi, Yüksel, Özaltın ve Güriş firmalarının ortaklığı ile kurulan OTOYOL AŞ. (NÖMAYG) tarafından yap-işlet-devret modeliyle yapılan köprüden kimse geçmese bile devlet şirkete 18 yıl boyunca, yani 2035’e kadar ödeme garantisi vermişti.

Ayrıca Kontrol Et

Küçük: Fiili Meşru Mücadele Yürütecek Odaklar Yaratmalıyız

1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin geleneksel örgütlenmelerinin çoktan dolan miadına karşı gerek sendikal gerekse siyasal alanda güven verecek, dünya gerçekliğine uygun bir militanlık ve fiili meşru mücadele hattında yürüyecek odaklar yaratmak gerektiğine dikkat çeken Alınteri yazarı Mürüvet Küçük, "Bu dönemin mücadele ruhu geri çekilmede değil, saldırıda somutlaşmaktadır. Yıllardır yaşanan geri çekilmenin yarattığı çözülme hali gücümüzü birleştirdiğimiz oranda sınıfa karşı sınıf ruhuyla yanıt verecek bir netliğe ulaşmak zorunda."