AYM de ‘Müftü Nikahı’nı onayladı



Anayasa Mahkemesi CHP milletvekillerinin müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veren düzenlemenin iptali için yaptıkları başvuruyu oy birliğiyle reddetti


Müftülüklere resmi nikah kıyma yetkisi veren düzenleme tüm toplumsal tepkilere rağmen Aralık 2017 tarihinde Meclis’te onaylanarak, Remi Gazete’de yayınlanıp, yürürlüğe girmişti.

125 CHP milletvekili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulunarak “Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamındaki düzenlemeye itiraz etmişti. AYM CHP milletvekillerinin iptal başvurusunu reddetti.

AYM, Erdoğan’ın “isteseniz de istemeseniz de o yasa Meclis’ten geçecek” diyerek kadın örgütlerini ve tepki gösteren tüm toplumsal kesimleri tehdit ettiği düzenlemeye itiraza oy birliğiyle aldığı şu kararla yanıt verdi:

Yüksek mahkemenin 6 Aralık 2018 tarihindeki birleşiminde yapılan oylamada, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun; 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasına ‘dış temsilciliklere’ ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ‘il ve ilçe müftülüklerine’ ibaresinin, 11. maddesiyle değiştirilen Kanun’un, değiştirilen 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ‘kimlik verilerini’ ibaresinin anayasaya aykırı olmadığı kararlaştırılarak, iptal ve yürütmeyi durdurma talepleri oybirliğiyle reddedildi.

Düzenleme ne getiriyordu?

Kadın örgütlerinin itiraz ettiği Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı kadınların medeni haklarının tırpanlanmasının önünü açacak, çocuk istismarı anlamına gelen “çocuk gelinlerin’ yasal bir meşruiyet kazanmasını sağlayacak, dini toplumsal-gündelik hayatın organik parçası haline getirecek pek çok madde içeriyor.

1- Bu tasarı kadınların Medeni Kanun’la elde ettiği hakların ortadan kaldırılmasının; evlilik, miras, boşanma haklarında güvencesiz bırakılmasının önünü açıyor.

 

2- 2015’te resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesi ortadan kaldırıldı. 2016’da bir yasa iptaliyle “Çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşı 15’ten 12’ye indirildi. Bu tasarıyla çocuk yaşta evliliklerin ve erkeklerin çok eşliliğinin önü açılıyor.

 

3- Tasarı yasalaşırsa nikahı hangi memurun kıyacağı aile içinde kadınlar üzerinde yeni bir baskı ve şiddete dönüşebilir, bu baskı altında kadınlar istemeseler de din görevlisinin nikahına zorlanabilir. Kimin ne tür nikah kıydığı tartışması toplumda yeni kutuplaşmalara neden olabilir.

 

4- Medeni hakların din görevlilerine devredilmesi laikliğe aykırı. Kadınlar, laikliğin olmadığı yerde en çok kadınların haklarının tırpanlanacağını söylüyor.

 

5- Tasarı din görevlilerine nikah yetkisinin yanı sıra evde yapılan doğumlarda, çocukların doğum bildiriminin sözlü beyanının da yeterli sayılmasını getiriyor. Bu maddeyle, kadınların tepkisiyle geri çekilen ‘çocuk istismarını meşrulaştırma yasası’ arka kapıdan geçirilmeye çalışılıyor. Meclisteki tasarıyla kız çocuklarının yaptıkları doğumların bildirimine ilişkin zorunluluk ortadan kalkıyor. Böylece kız çocuklarını hamile bırakan istismarcılar tespit edilemeyecek ve dava açılamayacak. Çocuk istismarı aklanacak, istismarcılar devlet eliyle ödüllendirilecek. 

Ayrıca Kontrol Et

Hiç Kimsenin Gör(e)mediği Bir İşçi Cinayeti İşlendi

Dilan Metin eşi Bulut Metin'in katledilmesine dair gerçekleri gazetemize anlattı: