Altın Çini de üretimi durdurdu



Türkiye ve Kütahya’nın en büyük çini-seramik fabrikalarından Altın Çini’de kriz gerekçesiyle üretim durdu, 350 işçi ücretsiz izne çıkarıldı


Türkiye ve Kütahya’nın en büyük seramik ve çini Altın Çini de kriz, pazar sıkıntısı ve doğal gaz gibi giderlerin faturasını karşılayamadığı gerekçesiyle çini bölümü dışındaki kısımlarda üretimi durdurarak, 350 işçiyi geçici olarak işten çıkardığını açıkladı.

1988 yılında üretime başlayan fabrikanın yükselen doğal gaz fiyatlarıyla birlikte faturayı ödeyemediği, kesilmemesi için istenen 4 milyon 255 bin TL’lik teminatı sağlayamadığı öğrenildi.

Fabrika yönetimi, üretimin durdurulmasında, yükselen doğal gaz ve elektrik maliyetlerinin, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik zorlukların belirleyici olduğunu ifade etti. “Üstelik ÇİNİGAZ tarafından yapılan tebligatta 28 Ocak /2019 günü gazın kesileceği ve kesilmemesi için 4 milyon 255 bin TL’lik teminat istenmesi bu kararın alınmasına sebep olmuştur” diye belirtti.

Faturalarda geçen yıla göre astronomik artış

Şirket yetkilileri şu anda stoklarında yaklaşık 4 aylık üretimi karşılayacak bir malın bulunduğunu belirterek, bu stoku eritmeden yeniden üretim yapmayı anlamsız bulduklarını söylediler.

Yetkilerin elektrik ve doğal gaz faturalarındaki artışı ortaya koyan rakamlar vermesiyse krizin boyutlarının görülmesi açısından çarpıcı: “Geçen sene temmuz ayında ödediğimiz 1 milyon 250 bin TL doğal gaz faturası en son ayda bir milyon 950 bin TL olarak gelmiştir. Keza yine temmuz ayında 500 bin TL civarında gelen elektrik faturası geçen ay 790 bin TL olarak gelmiştir.”

Geçici olarak işten atılan işçilerle ilgili de somut bir plan ortaya koymak yerine “Altın çini işçilerini mağdur etmemiş senelik izinleri bulunanları ilk etapta izinlerini kullanarak, ücretle daha sonra ücretsiz olarak izine ayırmıştır” diye belirttiler.

İşçilerin fabrika kendilerini ücretsiz olarak izine ayırmasından dolayı iş akdini feshetme ve tazminat hakları Altın Seramik güvencesi altındadır. Yönetim kurulu bu konuda güvence vermiştir” gibi yuvarlak sözlerle işçilerde gelişebilecek tepkileri baştan frenlemeye çalıştılar.

Bu tür çıkış vermelerin sonun ne olduğunu ise bizzat işçilerin kendisi bilmektedir.

Ayrıca Kontrol Et

1 Mayıs, Taksim ve Bugün…

Siyasi parti, örgüt, sendika… Her kritik dönemde kendisi olmaktan vazgeçtiği, küçük gibi görünen tavizler vererek yürüyebileceğini sandığında sonuçlar iflah olmaz bir yabancılaşma olarak gelmiştir