Alıkonulan yakınlarından haber alamayan aileler Ankara’dan seslendi



Kayıtdışı olarak gözaltına alınıp, yaklaşık 6 aydır kendilerinden haber alınamayan 6 isimden bazılarının aileleri Ankara’dan seslendi.


Kayıtdışı olarak gözaltına alınıp, yaklaşık 6 aydır kendilerinden haber alınamayan 6 isimden bazılarının aileleri Ankara’dan seslendi. Tüm resmi başvurularına rağmen yakınlarının akıbetine ulaşamadıklarını söyleyen aileler, yakınları için devlete “Suçlularsa yargılayın, ama değillerse onları kaybedenleri yargılayın” çağrısında bulundu.

Kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından kaçırılıp, alıkonulan Salim Zeybek, Gökhan Türkmen, Erkan Irmak, Yasin Ugan, Özgür Kaya ve Mustafa Yılmaz’dan aylardır haber yok. Yasin Ugan, Özgür Kaya ve Mustafa Yılmaz Ankara’da; Gökhan Türkmen Antalya’da; Erkan Irmak İstanbul’da; Salim Zeybek ise Edirne’de kaçırıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, İnsan Hakları Derneği Gündemi Derneği (İHDG) Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi, Ankara Tabip Odası (ATO) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) yöneticileri, kaçırıldıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan bu isimlerden bazılarının aileleri ile birlikte ortak açıklama yaptı.

Toplantının düzenlendiği İHD Genel Merkezi salonuna “Kaçırma ve kaybetmelere karşı sesimizi birlikte yükseltelim” pankartı asıldığı görüldü. Kurumlar adına ortak açıklamayı İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen okudu.

Zorla kaybetmelerin uluslararası sözleşmeler ile tanımlanmış olduğunu hatırlatan Çevirmen, bu sözleşmelere Birleşmiş Milletlerin Herkesin Zorla Kaybetmeye Karşı Korunmasına İlişkin Sözleşme’yi, Amerikan Devletler Arası Örgütünün Zorla Kaybetmeye İlişkin İnteramerikan Sözleşmesi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kuruluş belgesi olan Roma Anlaşması’nı sayabileceklerini belirtti.

Çevirmen, ancak tüm bu sözleşmelerle kişi özgürlüğü ve güvenliği garanti altına alınmasına ve Türkiye Anayasası’nın uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmelere rağmen, “Yıllardır zorla kaybetme, kayıt dışı gözaltına alma, işkence vakaları ile bu hak devlete bağlı kişi ve kurumlarca çiğnenerek suç işlenmeye devam edilmektedir” dedi.

‘TÜRKİYE KAYIT DIŞI GÖZALTILARLA GÜNDEMDE KALMAYA DEVAM EDİYOR’

Türkiye’nin uzun yıllardır kayıt dışı olarak gözaltına alınan kişilerin kaybedilmesi vakaları ile gündemde kalmaya devam ettiğini söyleyen Çevirmen, 1990’lı yıllarda binlerce insanın gözaltında kaybedildiğini, işkenceye maruz kaldığını ve öldürüldüğünü hatırlattı. Çevirmen, “2016 yılında darbe girişiminin ardından da binlerce insan gözaltında kötü muameleye maruz kalmış, kayıt dışı olarak gözaltına alınmış ve bazılarından uzun süre haber alınamamıştır. Aileleri birçok kuruma ve yetkili organlara başvuru yapmış, ikili görüşmelerde bulunmuş, suç duyurularında bulunmuş, milletvekilleri soru önergesi vermiş, hukuki olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gidilmiş ancak bugüne kadar herhangi bir sonuç alınamamıştır” ifadelerini kullandı.

‘KAÇIRILMA VAKALARI DEVLETİN BASKI POLİTİKASIDIR’

Kaçırılma vakalarının birbiri ile benzer şekilde gerçekleştiğini vurgulayan Çevirmen, “Bu kaçırılma vakaları devletin baskı politikalarından biridir. Türk Ceza Kanunu’na (TCK) maddesine göre, ‘Bir planın uygulanması suretiyle ve siyasal, felsefi, ırksal veya dinsel saiklerle nüfusun sivil bir grubuna karşı, sürgün etme, esir haline getirme, kitle halinde ve sistematik olarak kişileri öldürme, insanların kaçırıldıktan sonra yok edilmeleri, işkence veya insanlık dışı işlemlere veya biyolojik deneylere tabi kılma, zorla hamile bırakma, zorla fuhşa sevk etme fiillerinin işlenmesi insanlığa karşı suç sayılmıştır. Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur ve bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez” diye belirtti.

‘YASADIŞI UYGULAMALRA SON VERİLSİN’

Yine kişi özgürlüğü ve güvenliğinden yoksun bırakacak bir şekilde tehdit, baskı ve zorla kaçırma eylemini gerçekleştiren kişiler ve görevlilerin ‘İşkence ve Kötü Muamele Yasağı’nı ihlal ederek suç işlemekte olduklarını söyleyen Çevirmen, yasadışı uygulamalara son verilmesini istedi.

‘HANGİ YETKİ HANGİ SUÇ BU DURUMU MEŞRU HALE GETİRİR’

Yapılan bu açıklamanın ardından söz alan aileler, yaşadıklarını anlattı.

13 Şubat’tan bu yana kayıp olan Özgür Kaya’nın eşi Aycan Kaya, şunları söyledi: “Her türlü resmi başvuruyu yaptım ancak hiçbirinden eşimin bulunmasına dair soruşturma başlatılmasını sağlayamadım. Geçen 142 gün çok zor geçti. Eşimin neler yaşadığını bilmiyorum, yaşayıp yaşamadığını da bilmiyorum. Bir insan suçluysa, çıkarır yargılarsınız.  Hangi yetki, hangi suç böyle bir durumu meşru hale getirir. Cumartesi Anneleri’nden biriyle görüştüm. 22 yıl önce babasını kaybetmiş ve halen bekliyorlar. Ama bizim için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Onları yeni anlıyoruz. Bizlere ‘sizin daha yakın, gelirler’ dediler.  Eşimin artık ortaya çıkarılmasını bekliyoruz. Suçluysa yargılansın, suçunu ödesin ama suçsuzsa onu ortadan kaybedenler yargılansın.”

‘138 GÜN OLDU…’

16 Şubat’tan bu yana kayıp olan Erkan Irmak’ın eşi Nilüfer Irmak da, eşinin alıkonulduğu gece kentte ‘Huzur Operasyonu’ adıyla operasyon yapıldığını dile getirdi. Eşi alıkonulduktan sonra birkaç emniyet birimine eşini sorduğunu, polislerin de ‘gelecek’ yanıtı verdiğini söylediğini anlatan Irmak, “Daha sonra yetkili mercilerin kapısını çaldık ama hiçbir şekilde cevap alamadık. Ortada eşimin tartaklanarak alındığı görüntüsü var. 138 gün oldu ama belirsizlik bizleri çok yıprattı. 3 çocuğum var, ama sadece en büyük oğlumla bu durumu paylaştım. Sürekli uyuyoruz. Uyuyarak acımızı bastırıyoruz. İşkence odalarını okuduktan sonra çok kötü olduk. İnsanlara bunlar nasıl yapılıyor. Sabırda kalmadı, ‘gelir inşallah’ demekten başka sözümüz kalmadı. Yetkilere sesleniyoruz; empati kurun, artık dayanamıyoruz” diye konuştu.

POLİSLER ‘EŞİN EVİ TERK EDİP GİTTİ’ DEDİ

Eşi Mustafa Yılmaz’dan 16 Şubat’tan bu yana haber alamayan Sümmeye Yılmaz ise, eşiyle ilgili her yere başvurduklarını, ancak hiçbir haber alamadıklarını ifade etti.

Yılmaz, yaşadıkları şu sözlerle dile getirdi: “Adalet Bakanlığı’na dilekçe verdik  ama bir şey yapılmadı. Eşimin akıbeti hakkında hiçbir şey bilmiyorum. En önemlisi hayata mı değil mi bilmiyorum. Polisler, ‘bana eşin evi terk edip gitti’ dediler. Polisler neye dayanarak bunu söylüyor. Beni yıldırmak istiyorlar ama yılmayacağım. Eşim dönecek ama bunları yapanların peşini bırakmayacağım. Uluslararası kurumlara sesleniyorum en yakın zamanda acil eylem planı yapılarak devlete 6 kişinin akıbeti sorulsun. Eşimin bilinmeyen kişiler tarafından nasıl bir muameleye maruz kaldığını bilmiyoruz. Hiç kimsenin evladını babasından ayırmaya hakkı yok. Suçu varsa tutuklanır en azından nerde olduğunu bilelim.”

‘KAYIPLAR DEVAM EDİYORSA, HUKUK İŞLEMİYOR DEMEKTİR’

Yasin Ugan’ın eşi Selda Ugan da 142 gündür sürekli haber alamadıkları eşinin ne durumda olduğunu düşündüklerini söyledi.

Başvurdukları tüm kurumlara eşinin maruz kaldığı işkence raporlarını da verdiklerini belirten Ugan, “Cumartesi Anneleri hala kayıplarını arıyorsa ve bugün de bu olaylar varsa, herkes bu ülkede hukuk dışı uygulamaların yaşandığını bilsin. Bu kayıplar devam ediyorsa, hukuk işlemiyor demektir. Yetkilerin soruşturma yapmamalarını kabul edemiyorum. Eşimin bu şekilde kaybedileceği aklıma gelmezdi. Bunları yapanların hukuka hesap vermesini bekliyoruz. Hukuk önüne geçmezse bu tür şeyler devam edecek demektir” dedi. (MA)

Ayrıca Kontrol Et

İstanbul ve İzmir’de ev baskınları ve gözaltı terörü!

İstanbul ve İzmir’de sabah saatlerinde gerçekleşen polis baskınıyla çok sayıda kişi gözaltına alındı, evlerde bulunanlara işkence yapıldı