23’ü ihale aşamasında 137 yeni cezaevi yolda



Yeni cezaevleri inşa etmekle övünen siyasi iktidarın 23’ü ihale aşamasında 137 cezaevi yaptığı öğrenildi


Cezaevlerinin tıka basa doldurulduğu günümüzde bunun toplumsal siyasal nedenleri konusunda tek bir kelam etmeyen tersine yeni cezaevleri inşa etmekle övünen burjuva devletin 23’ü ihale aşamasında toplam 137 yeni cezaevi inşa ettiği öğrenildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel’in yaptığı başvuruya bu yanıtı verirken, inşaat ve ihaleler konusundaki ayrıntıları cevaplamadı.

Adıgüzel’in CİMER başvurusuna Adalet Bakanlığı tarafından gelen yanıtta, “Haziran 2019 tarihi itibari ile Türkiye’de inşaatı devam eden 114 adet Ceza İnfaz Kurumu bulunmaktadır” denilirken, ihale aşamasındaki ceza infaz kurumu sayısı ise 23 olarak açıklandı.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gelen yanıta göre, inşaatı devam eden 114 ceza infaz kurumu arasında iki kadın, bir kadın açık; iki de çocuk cezaevi bulunuyor. 114 ceza infaz kurumunun toplam kapasitesi ise 73 bin 448 olarak açıklandı. İhale aşamasındaki 23 ceza infaz kurumunun toplam kapasitesi 14 bin 919 olarak belirtilirken; bunlardan yalnızca biri kadın cezaevi.

İhale ve inşaat sorularına yanıt yok

İnşaat ve ihale aşamasındaki ceza infaz kurumlarının maliyetine ilişkin sorular yanıtsız bırakıldı.

Türkiye’de Temmuz 2019 tarihi itibariyle 353 ceza infaz kurumu olduğu belirtilirken, cezaevlerinin toplam kapasitesi 218 bin 950 olarak açıklandı. 353 cezaevinin 75’i açık, yedisi kadın açık, dokuzu kadın kapalı, yedisi çocuk kapalı ve dördü çocuk eğitimevi.

Son iki yılda 27 yeni cezaevi açıldı

2018 ve 2019 yıllarında tamamlanan ceza infaz kurumu sayısı 27 olarak açıklandı. Yeni açılan ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesi ise 16 bin 566 olarak belirtildi.

2017 yılı Bakanlık Faaliyeti Raporuna göre, fiziki koşullarından ötürü 31 ilçe ceza infaz kurumunun kapatılması gerektiği ancak bunlardan yalnızca 10 tanesinin kapatılabildiğine yönelik soruya verilen yanıtta ise 24 Haziran 2019 tarihli Bakan oluru ile 45 ceza infaz kurumunun kapatılma işleminin gerçekleştiği belirtildi.

Türkiye, hapsetmede ABD ve İsrail’in ardından üçüncü sırada

CHP’li Adıgüzel gelen yanıta ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Türkiye’de cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı her geçen gün artıyor. OECD’nin Mayıs 2019 tarihli verilerine göre, OECD ülkeleri arasında Türkiye Amerika Birleşik Devletleri’nin ardından hapsetme oranlarında ikinci sırada yer alıyor. 330 milyon nüfuslu Amerika’da 100 bin kişiye düşen tutuklu ve hükümlü sayısı 655 iken, bu sayı 82 milyon nüfusa ev sahipliği yapan Türkiye’de 318. Ne acı ki eğitimde, sağlıkta, teknolojide ve daha birçok konuda OECD listelerinin son sıralarında yer alan Türkiye, hapsetme oranlarında ABD ve İsrail’le ilk üç sırayı paylaşıyor.

 

‘Cezaevi yandaş müteahhidi zengin etme aracı oldu’

 

Türkiye tutuklamaların yargısız infaza dönüştüğü, insanların yargı önüne çıkmadan suçlarını bilmeden aylarca ve hatta yıllarca cezaevinde kaldığı, tutuksuz yargılanma ilkesinin ihlal edildiği bir ülkeye dönüştü. Gazeteciler sırf halkın haber alma hakkını sağladıkları için aylarca yargı önüne çıkmadan tutuklu bekletiliyor. Adalet Bakanlığı bu durumu düzeltmek için adım atmak yerine, yeni cezaevleri müjdeliyor vatandaşa. Cezaevi yapmakla övünülmez, bundan ancak utanç duyulur. Elbette, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Ancak sayıları her yıl artan cezaevleri, Türkiye’de adalet sisteminin bir parçası olmaktan çıkıp, yandaş müteahhidi zengin etme aracına dönüştü. Çözüm daha çok cezaevi inşaat etmek değil. Çözüm, yerle bir edilen yargı bağımsızlığının yeniden tesis edilmesinde yatıyor.

Ayrıca Kontrol Et

Öyle Bir Kavşaktayız Ki!..

Halkın öfkesi her seferinde sandıkta eritilmiş olsa da yorgunluk ve yılgınlık ağır bassa da bir şey yapmalı. Hasan Hüseyin Korkmazgil ne güzel de söylemiş “Korka korka yaşamak ne!..”