Kamu emekçileri: TİS görünümündeki orta oyununa hayır!



Sendika ve meslek örgütleri Ankara Ulus’ta yaptıkları basın açıklamasında “Ismarlama Enflasyon hesabına, TİS görünümündeki orta oyununa, hayat pahalılığına hayır!” dediler


Sendikalar ve meslek odaları saat 12:00’de  Ankara Ulus Heykeli önünde 2 milyon 700 bin kamu emekçisinin 2020-2021 yıllarını kapsayan toplu sözleşme sürecine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Yüzbinlerce emekçinin, iktidar yanlısı olmanın avantajlarını kullanarak yetkili sendika haline gelen ve emekçilerin haklarını korumak yerine siyasi iktidarın çıkarlarını gözetmeyi esas aldığını defalarca ortaya koyan Memur-Sen tarafından açlığa mahkum edilecekleri bir sözleşmeyle karşı karşıya oldukları hatırlatılan açıklamada, mücadele çağrısı yapıldı.

Ismarlama Enflasyon hesabına, TİS görünümündeki orta oyununa, hayat pahalılığına hayır!” pankartının alkış ve sloganlarla açıldığı eylemde basın açıklamasını KESK Ankara Şubeler Platformu sözcüsü Nusret Sulkalar yaptı.

Sulkalar açıklamada şu noktaların altını çizdi:

Özellikle İş güvencemiz fiilen kullanılamaz hale getirilmiştir. Maaşlarımızdaki erime sürmektedir. Hedeflenen enflasyon oranlarına hatta bazen bunun bile altındaki rakamlara imza atanların ‘tarihi başarıları’ sayesinde maaşlarımız her yıl açlık sınırına daha fazla yaklaşmıştır.

 

Yıllardır en temel sorunlarımız arasında yer alan gelir vergisi adaletsizliği bugün daha da yakıcı hale gelmiştir.

 

24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimler öncesinde bizzat cumhurbaşkanı tarafından verilen 3600 ek gösterge sözünün gereği aradan geçen bir yılı aşkın zamana rağmen yerine getirilmedi.

 

Kamuda siyasi kadrolaşma ve sendikal ayrımcılık hiç olmadığı kadar artmıştır.

 

TİS sürecinde hükûmetle masaya oturacak olan sendikanın yaptıkları yapacaklarının teminatı olduğunu kendileri ifade etmişlerdi.  Biz de diyoruz ki, yaptıkları yapacaklarının teminatı ise geçmişte yaptıkları gibi yine masada satacaklar.

Sulkalar kamu emekçilerinin taleplerini dile getirdikten sonra “gelin taleplerimize birlikte sahip çıkalım” vurgusu yaptığı şu çağrıda bulundu:

Sevgili kamu emekçileri, sevgili emeklilerimiz biliyoruz içinde bulunduğumuz tablo oldukça karanlık.  Unutmayalım bu karanlığa alışmak, tepkisiz kalmak kanıksamayı ve kabullenmeyi de beraberinde getirir. Her şeye rağmen bu karanlığa alışmamak, umudu diri tutmak bizim kendi ellerimizde.

 

Sendikalı sendikasız tüm kamu emekçilerine sunulmuş insanca yaşam, güvenceli iş ve güvenli gelecek teklifidir.

 

Gelin taleplerimize birlikte sahip çıkalım. Haklarımızın peşkeş çekilmesini hep birlikte engelleyelim.

Basın açıklamasından sonra KESK Eşbaşkanı Aysun Gezen kısa bir konuşmayla, birlikte mücadele çağrısı yaptı:

Bizim mücadelemiz halkın insanca yaşama mücadelesidir. Sokaktaki, çarşıdaki, pazardaki fiyat enflasyonunu görmezden gelip, dalga geçilmesine, komik zamları reva görenlere karşı, hükümet sendikacılığına karşı grevli toplu sözleşme hakkımız için birlikte mücadele etmeliyiz.

“Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganıyla sözlerini tamamlayan Gezen’in konuşmasından sonra basın açıklaması sonlandırıldı.

Ayrıca Kontrol Et

Kadın sorunu: Hem çok eski hem çok yeni hem de çok uzun bir yol -III

Kadın sorununda reformizm, feminizm ya da oportünizm bu sorunu üretim ilişkilerinden kopararak ele alan bir yaklaşımla söz konusu olabilir. Bu ilkesel düzlem net olduktan ve faaliyeti yürüten güçlerin kafası açık olduktan sonra bu tür sapma tehlikelerinin de en asgari düzeye ineceği ortadadır.