Hasta mahpuslar için 259. hafta açıklaması yapıldı



Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 259. hafta açıklamasında Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklardan İsmet Akın ile Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan Yusuf Bor’un sağlık durumuna dikkat çekti.


İHD Ankara Şubesi Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 259. basın açıklamasında, cezaevlerindeki hak ihlallerinin arttığına, korku rejiminin devreye sokulduğuna ve tutsakların yaşadıkları hak ihlallerinin giderilmesi için yaptıkları başvuruların sonuçsuz bırakıldığına dikkat çekildi.

259’uncu hafta basın açıklamasını İHD MYK’dan Nuray Çevirmen yaptı.  Çevirmen bu hafta yaptığı açıklamada Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklardan İsmet Akın ile Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan Yusuf Bor’un sağlık durumuna dikkat çekti.

Basın açıklamasında şunlar ifade edildi:

Son aylarda hak ihlallerinin çoğaldığı, darp ve işkence şikayetlerinin arttığı, yasal olan hakların çiğnendiği ve verilmediği, yapılan tüm şikayet ve başvuruların sonuçsuz kaldığı ve çözümsüz bir döneme girdik maalesef. Bunca kötü muamelelerinin yaşandığı hapishanelerle ilgili olarak hiçbir etkin soruşturma yapılmıyor ve sorumlular hakkında da yasal işlemler başlatılmıyor. Hapishanelerde korku rejimi uygulanmaya başlanmıştır. Adeta kötü muamele ve işkence pilot hapishanesine dönüştürülmüş olan Elazığ Yüksek Güvenlikli Cezaevinde uzun zamandır devam eden sorunlar hiçbir şekilde bitmiyor. Mahpusluğun yalnızca özgürlüğünden mahrum bırakılma cezası olmasına rağmen ceza içinde ceza dayatılmaktadır.

 

Hapishanelerde tüm yaşatılan hukuksuzlukların yanı sıra hasta mahpusların durumu da her geçen gün kötüleşmektedir. Binlerce hasta mahpus cezaevlerinde yaşam savaşı veriyor. 2017 yılı başında bugüne kadar hapishanelerde 73 mahpus yaşamını yitirmiştir. Bunların; 15’i 2017 yılında, 14’ü 2018 yılında, 10’u da 2019 yılının 8 ayında olmak üzere yaşamını yitirenlerin 39’u hasta mahpuslardır. Hasta mahpusların birçoğu hastalığının en son raddesine gelmesine rağmen bırakılmamış ve cezaevlerinde yaşamını kaybetmiştir. 

 

Bu hafta Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesinde kalmakta olan İsmet Akın ve Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesindeki Yusuf Bor’un durumunu ele alacağız. Her iki mahpusun aileleri kurumumuza başvuru yaparak durumlarını aktarmışlardır. İsmet Akın 2012 yılında yaralı bir şekilde yakalanarak Dicle Tıp Fakültesine kaldırılmıştır. Yapılan ameliyatının ardından Diyarbakır D Tipi Kapalı hapishanesinde gönderilmiş ve burada 3 yıl kadar kalmıştır. Daha sonra Kırıkkale F Tipi kapalı hapishanesine sevk edilmiştir. Ameliyatının üzerinden yedi buçuk yıl geçmesine rağmen yarası kapanmamaktadır ve sürekli olarak kanaması meydana gelmektedir. Fistül oluşmuş ve sık sık kan ve irin akmaya devam etmektedir. Son dönemlerde sağlık sorunları daha da artmış, yarasından irin ve kanamaları fazlalaşmıştır. Ayrıca şiddetli baş ağrısı yaşıyor, safra kesesinde taş var ve alınması gerekiyor. Karnındaki yarası için ultrason yapılması gerekiyor bun göre etkili ve iyileşmeye dönük tedavilerinin başlaması gerekiyor. Şiddetli olan baş ağrısı için tedavi olması gerekiyor. Ama bunların hiçbiri için tedavi yapılmıyor. Ailesinin verdiği bilgiye göre cezaevi yetkilileri sevk vermiyor, alınabilen sevkte de hastane yetkilileri sağlıklı bir tedavi yapılamıyor.

 

Van Yüksek Güvenlikli kapalı hapishanesinde kalan 52 yaşındaki Yusuf Bor’un sağlık durumu yaşantısını olumsuz etkileyecek hale gelmiştir. 3 yıl 9 ay ceza almıştır. Gözlerinde %95 görme sorunu var ve tedavisi yapılmıyor. Eşinin ifadesine göre zamanında tedavi edilseydi durumunun bu kadar ilerlemeyecekti. Yaşamını devam ettirmek için arkadaşlarının desteğine ihtiyaç duymaktadır. İki gözünde de ileri derecede görme problemi olan ve bakıma muhtaç duruma gelen mahpusun gerekli olan tedavilerinin acil olarak yapılması ve az kalmış olan cezasının ertelenerek ailesinin yanına dönmesi sağlanmalıdır.

 

Hasta mahpusların sorunları acil bir şekilde çözülmeli; İsmet Akın ve Yusuf Bor’un tedavileri acil bir şekilde yapılmadır, yaşam hakları insanlık onuruna yakışır şekilde korunmalıdır. Hapishaneler ayrıca eza çektirme yerli olmaktan çıkarılmalıdır. 

 

Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 259. Haftada, Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar dile getirmeye, taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. 

Ayrıca Kontrol Et

Öyle Bir Kavşaktayız Ki!..

Halkın öfkesi her seferinde sandıkta eritilmiş olsa da yorgunluk ve yılgınlık ağır bassa da bir şey yapmalı. Hasan Hüseyin Korkmazgil ne güzel de söylemiş “Korka korka yaşamak ne!..”