Erdoğan Akbelen için ağzını açtı: Marjinaller, provokatörler!



Akbelen’in katledilmesine karşı oluşan direniş barikatına dair bugüne kadar ağzını açmayan Erdoğan nihayet konuştu: Çevreci görünümlü marjinallere aldırmıyor, sadece işimize bakıyoruz. Tek gayesi ülkenin ve milletin kalkınmasına takoz koymak olanların hakikatlerle ilgilenmediğini biliyoruz.


2014’te Limak-İc İçtaş Holding’e satılan Yeniköy-Kemerköy Termik Santrallerinin kömür ihtiyacı için tarım arazilerinin, ormanların, zeytinlikleri delik deşik edilmesi, kömür rezervi bittikten sonra da öylece bırakılıp gidilmesindeki son adres Akbelen oldu. YK Enerji’ye tanınan haklar ise sınırsız. “Nerde kömür rezervi varsa -miktarı da önemli değil- oraya kazma vurabilirsin” denilmiş adeta. Akbelen’den sonra sırada onlarca köy var nitekim.

Akbelen’de orman kesimi yerleşim alanlarının, halkın tarlalarının, zeytinliklerinin dibine ulaştı. Devam eden hukuksal süreçleri de umursamayan bu açgözlü yağmaya karşı yıllardır süren halk tepkisi, son olarak ormana iş makinelerinin dalmasıyla günlerce süren bir direnişle yanıtlandı. Türkiye’nin hemen tüm illerinde kömür ya da başka madenler aramak için dağlar-taşlar maden-enerji patronlarının yağmasına açılmış durumdayken Akbelen’deki direniş, bu gidişatın önünde duran en kitlesel ve inatçı direnişlerden biri olarak patronları da jandarmasının dipçiğiyle yollarını açmalarına el veren devleti de müthiş rahatsız etti.

Her konuda hızla açıklama yapıp hakaretler-tehditler yağdırmakla bilinen Erdoğan bugüne kadar Akbelen’deki direnişe dair ağzını açmamıştı. Bugün yaptığı açıklamadaysa kimseyi şaşırtmayacak şekilde İkizköylüleri ve doğa-yaşam savunucularını “marjinal”, “provokatör” ilan etti ve “biz işimize bakarız” diyerek Limak ve diğer patronların içine su serpecek bir açık çek sundu. Belli ki Akbelen direnişinin gücüyle konunun Meclis’e gelmesi canını sıkmış!

Erdoğan’ın “ekonomik zorluklardan”, “çarşıda pazarda dile gelen serzenişleri duymaktan” bahsettiği ve “İnsanlar gibi devletlerin de hayatlarında dalgalanmalar olabilir. İçeride yaşadığımız badireler ve küresel sorunların açtığı sıkıntılar gelip geçici” dediği konuşmasında Akbelen’le ilgili bölüm şöyle:

Güney Ege’de kullanılan elektriğin neredeyse 3’te 2’sini üreten Akbelen Termik Santrali ülkemiz için milli bir değer konumundadır. Santralimizin kaynağını azalttığı için kömürle faaliyetine devam etmesi gerekiyor. Avrupa’nın hiçbir yerinde kömürle üretimin artırılmasına karşı çıkılmazken, Türkiye’de ağaç sevgisi adında provokatif eylemler yapılmaktadır. Ülkemizin ormanlarının arttığı ilgili kurumlar tarafından sürekli olarak açıklanmıştır. Kampanyaları ağaç sevgisiyle izah edemeyeceğimiz açıktır. Çevreci görünümlü marjinallere aldırmıyor, sadece işimize bakıyoruz. Tek gayesi ülkenin ve milletin kalkınmasına takoz koymak olanların hakikatlerle ilgilenmediğini biliyoruz.

Ayrıca Kontrol Et

Sonuna Kadar Gitme Zorunluluğu

Öz savunma her şeyden önce bir bilinçtir. Karşı karşıya olunan saldırının kaynağını doğru tanımlama, onu tepeden tırnağa kavrama bilincidir. Sadece bedeni değil ruhu, kişiliği ve geleceği savunma eylemidir; hayatın her alanında savaşan Kürt halkının direniş ve hesap sorma geleneğinin sürdürülmesidir