Akbelen’de köylülere saldıran asker “görevini yapmış”!



Akbelen Ormanı’ndaki ağaç katliamına karşı duran köylülere ve yaşam-doğa savunucularına yönelik asker saldırısına dair yapılan suç duyurusu için “soruşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.


Muğla-Milas’taki Akbelen Ormanı’nda, Limak ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji maden sahasını genişletmek için yapılan ağaç kıyımına karşı direnen köylülere saldıran jandarmaya ilişkin yapılan suç duyurusu hakkında mahkeme “soruşturmaya gerek yoktur” kararı verdi. Kararın gerekçesinde de jandarmanın “görevinin gereğine aykırı hareket ettiğine dair herhangi bir delil yoktur” denildi. Jandarmanın görevinin holdinglerin çıkarlarının bekçiliğini yapmak olduğu ancak bu kadar net özetlenebilirdi! 29 Temmuz’da Milas Devlet Hastanesi’nden alınan darp raporları ortada dururken böyle denilmesinin başka bir açıklaması olamaz!

19 Ekim tarihinde suç duyurusunda bulunan Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Uğur Toprak “Görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerine dair herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihbar edenin ihbarına konu iddiaları yönünden Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma açılmasını gerektirir nitelikte suç ve suç unsuru içerir herhangi bir eylem bulunmadığından soruşturma olanağının olmadığı ihbar evrakından anlaşılmakla; ihbar dosyasına konu iddialar hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” denilen karara tepki gösterdi.

Karara tepki

Mezopotamya Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, konuya dair açıklama yapan Toprak, “Olayın yaşandığı 29 Temmuz’da Milas Devlet Hastanesi’nden aldığımız darp raporu ekte olmasına rağmen dikkate alınmamış. Ayrıca videolar ile fotoğrafları da yok sayılmıştı” diye kaydetti. 

Ormanın yok edilmesinin doğal yaşamın yok edilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Toprak, “Bu anlamda Akbelen direnişi bir yaşam direnişidir. Bildiklerimi her platformda, her daim yüksek sesle ve inatla söylemeye, bilimden, doğadan, insandan, emekten yana tavır sergilemeye ve rantçı, emperyalist, sömürücü şirketlerin ve yandaşlarının karşısında emekçi halkımızın yanında durmaya devam edeceğim” dedi. 

Ayrıca Kontrol Et

Kadın sorunu: Hem çok eski hem çok yeni hem de çok uzun bir yol -III

Kadın sorununda reformizm, feminizm ya da oportünizm bu sorunu üretim ilişkilerinden kopararak ele alan bir yaklaşımla söz konusu olabilir. Bu ilkesel düzlem net olduktan ve faaliyeti yürüten güçlerin kafası açık olduktan sonra bu tür sapma tehlikelerinin de en asgari düzeye ineceği ortadadır.