Rant, mülksüzleştirme ve kentlerin sınıfsal çizgilerini belirginleştirme saldırısı!



İBB’nin raporuna göre 6306 sayılı yasa değişmeden önce 22 bin hektarı Kanal İstanbul projesi çeperinde olan toplamda 38 bin 830 hektar büyüklüğündeki bölge rezerv alan ilan edildi.


Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi (6306) hakkındaki kanunda yapılan son değişiklikle (9 Kasım) yerleşim alanlarının da rezerv alan ilan edilmesi sağlanmıştı. Düzenlemenin amacı kentlerin depreme karşı güçlendirilmesi olarak sunulmuş, fakat gerçeğin böyle olmadığı, kentlerin yeni bir rant sürecinin malzemesi yapılmak istendiği ve bunun bir mülksüzleştirme dalgasıyla iç içe yürüyeceği kısa sürede anlaşılmıştı.

Daha sonra ortaya çıkan bilgiler ise iktidarın bu düzenlemeyi yapmadan önce özellikle İstanbul’da birçok yerleşim alanını rezerv alan ilan ettiğini gösterdi. İlan edilen alanların hepsinin rant değeri yüksek. Ayrıca Kanal İstanbul denilen büyük rant projesi kapsamında zenginler için oluşturulacak yeni bir kent planını kapsayan alanları da içeriyor.

Gazete Duvar’dan Osman Çaklı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden  (İBB) edindiği bilgilerle hazırladığı habere göre 6306 sayılı yasa değişmeden önce 22 bin hektarı Kanal İstanbul projesi çeperinde olan toplamda 38 bin 830 hektar büyüklüğündeki bölge rezerv alan ilan edildi. İstanbul’da ilan edilen rezerv alanların 22 bin hektarı Arnavutköy’ü kapsıyor. İstanbul genelinde ilan edilen rezerv alanlarda halihazırda 417 bin nüfus barınıyor. Kent genelinde toplam 157 farklı rezerv alan ilanı mevcut.

‘Rezerv alanlarda kentsel dönüşüm yapılmıyor’

İBB’nin CHP’li Meclis üyesi Ülkü Tamer’e göre bu alanlarda kentsel dönüşüm uygulanmıyor. Aksine Kanal İstanbul çevresinde İstanbul’a ek yaklaşık 3 milyon nüfusun taşınması planlanıyor. İstanbul İdare Mahkemeleri’nde açılmış davalar da bu planların iptaline ilişkin.

İmar olmadığı için yerleşim yeri sayılmadı

Tamer, “Arnavutköy civarında ilan edilen rezerv alanların büyük çoğunluğu Kanal İstanbul projesiyle ilişkili. Ruhsatsız ve iskânsız çok fazla yer var, yani imarı olmayan yerler, yerleşim yeri olarak görünmüyor. Fiilen 88 bin nüfus mevcut ancak kâğıt üzerinde yerleşim yok. Fikirtepe’de de bir takım alanlar rezerv alan ilan edildi. Çünkü iskân yoktu” dedi.

Kentsel dönüşüm adı altında rant’

38 bin hektar rezerv alan içinde yalnızca 3 bin 300 hektarın uygulama imar plânı mevcut ve sadece Arnavutköy’de 88 bin nüfus bulunuyor. Ülkü Tamer, açılan davaların plânlar lehine gelişmesi durumunda bölgeye 2 milyon 850 bin nüfusun taşınmasını öngördüklerini belirtiyor. Çaklı’ya konuşan Tamer, Esenler ve Tuzla gibi ilçelerde de benzer durumdan söz ederek şöyle devam etti:

Esenler’de, Tuzla’da 9 Kasım’dan önce rezerv alan ilanı yapıldı. Askeri alanlarda lüks konutlar ürettiler. Tuzla’da riskli alanlarda yıkılan evlerdeki nüfusu bu rezerv alana taşıyacaklardı ancak petrol ofisinden alışveriş merkezine kadar pek çok şey yaptılar. Buraları yerleşime açtılar ve ekstra nüfus taşıdılar. Rezerv alanı ilânıyla ticareti artırdılar. İmar plânlarıyla kat sayılarını yükselttiler, donatı alanları bırakmadılar. Ana ölçekli planlara aykırı durum söz konusu. Amaç aslında kentsel dönüşüm değil. Amaçları bu olsaydı mevcut rezerv alan ilânlarıyla buna hizmet edebilirler. Bakanlığa çok büyük yetkiler tanındı. Kadıköy, Beşiktaş gibi yerlerin arazileri çok değerli ve kalkıp buralarda binalar eski diye rezerv alan ilânı yapabilirler. Eviniz riskli olmasa bile mülklere çok kolay el koyabilirler. Aslında yapılmak istenen kentsel dönüşüm adı altında ranttır. İBB olarak 71 rezerv alana itiraz ettik, 47 tanesine dava açtık. İstanbul’da 38 bin hektar alan rezerv alan ilân edildi. Üzerlerinde evler dahi olsa boş yerlermiş gibi gösterildi. Ayrıca bakanlığın imar plânlarıyla ilgili 130 ayrı dava bulunuyor.”

İktidarın “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul” plânlarının ya da Cumhur İttifakı’nın İBB Adayı Murat Kurum’un 5 yıl boyunca toplam 100 bin konutu dönüştüreceklerini yılda ise 20 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirecekleri vaatlerinin akasındaki büyük rant, mülksüzleştirme ve kentleri belirgin sınıfsal çizgilerle ayrıştırmak gibi kapsamlı amaçların bulunduğu her gün daha da netleşiyor.

Ayrıca Kontrol Et

Depremden Bir yıl Sonra Değişen Bir Şey Yok

“Şubat 2023 Depremleri 1. Yıl Raporu” yayınlandı