İnşaat işçileri Başakşehir Belediyesi önünden yine gözaltına alındı!



Başakşehir Belediyesi ve Akar Grup’un yüklenici, Reis Elektrik’in taşeron olduğu Başakşehir Yuvam Konutları’nda çalışan İnşaat-İş üyesi işçiler, direnişlerinin 4. gününde ikinci kez gözaltına alındı


Başakşehir Belediyesi ve Akar Grup’un yüklenici, Reis Elektrik’in taşeron olduğu Başakşehir Yuvam Konut’larında çalışan İnşaat-İş üyesi işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları, hafta sonu çalışma-fazla mesai ve resmi bayram mesaileri ödenmedi, görüşme ve sorunu çözme çabalarına da yanıt verilmedi.

İşçiler bu tutum üzerine 4 gün önce şantiyedeki satış ofisi önünde eyleme başladı. Olumlu dönüş yapılmayınca Akar Grup’a ait Opet akaryakıt istasyonları ve Akar ile Reis Elektrik’in iş yaptığı şantiyeleri eylem alanına çevireceklerini, yüklenici konumdaki Başakşehir Belediyesi önüne gideceklerini duyurdu.

DÜN

İşçiler dün itibariyle DGD-SEN üyeleriyle birlikte Başakşehir Belediyesi önüne gittiler, karşılarına polis çıkarıldığı gibi belediye başkan yardımcısının kabadayı tutumlarıyla karşılaştılar. Kısa süre sonra da Başakşehir Belediyesi ve ilgili şirketlerin isteğiyle polis tarafından ters kelepçe yapılı darbedilerek gözaltına alındılar. DGD-SEN üyeleri, çekim yaptığı sırada darbedilen Genel Başkanı Neslihan Acar, üç İnşaat-İş üyesi ve iki yöneticisi saatlerce gözaltında tutulduktan sonra Adliye’ye getirildi ve savcılık haklarında adli kontrol kararı vererek serbest bıraktı.

BUGÜN

İnşaat-İş yöneticileri ve üyeleri bugün de Başakşehir Belediyesi önündeydi. İşçilerin karşısında bir kez daha polis çıkarıldı ve kısa süre sonra da darbedilerek gözaltına alındılar. Bu sırada çekim yapan İnşaat-İş Sendikası avukatı Ekin Güneş Saygılı da darbedildi.

İşçiler sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarda haklarını alıncaya kadar vazgeçmeyeceklerini bir kez daha vurguladılar.

Ayrıca Kontrol Et

Kadın sorunu: Hem çok eski hem çok yeni hem de çok uzun bir yol -III

Kadın sorununda reformizm, feminizm ya da oportünizm bu sorunu üretim ilişkilerinden kopararak ele alan bir yaklaşımla söz konusu olabilir. Bu ilkesel düzlem net olduktan ve faaliyeti yürüten güçlerin kafası açık olduktan sonra bu tür sapma tehlikelerinin de en asgari düzeye ineceği ortadadır.