‘DEDAŞ’ın Elektrik Kesintileri Yaşam Hakkının Gaspıdır!’



DEDAŞ’ın devletin gücünü de arkasına alarak uyguladığı yıkım politikalarının sonuçlarından biri de çiftçinin üretim yapamaması. Güneydoğu Anadolu Mısır Üreticileri ve İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Müslümoğlu, şirketin kesinti politikasıyla halkın yaşam ve enerjiye ulaşma hakkını gasbettiğini belirterek, bu uygulamadan derhal vazgeçilmesini istedi


TEDAŞ’ın özelleştirilmesiyle birlikte 2013 yılından bu yana Urfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt bölgelerindeki elektrik dağıtım parsasının üzerine konan yandaş Eksim Holding Enerji Grubu tarafından işletilen Dicle Elektrik Dağıtım Şirketi’nin (DEDAŞ) “kaçak elektrik” baskınları adı altında devletin gücünü de arkasına alarak bölgede nasıl bir terör estirdiğini özellikle yaz aylarında yaşanan tepkilerden biliyoruz. 2020 yılında HDP tarafından hazırlanan DEDAŞ raporunda kaçak elektriğin asıl olarak DEDAŞ’ın onarımını yapmadığı gerilim hatlarından kaynaklandığını, bunun bedelinin de yüksek faturalarla halka ödettirildiğini belirtiliyordu.

Maliyetten kaçınarak gerilim hatlarının, trafoların bakımını yaptırmayan, az işçiyle çok iş yapmayı çizgileştiren, işçilerin canına da okuyan DEDAŞ’ın kendisinden kaynaklı kaçağın faturasını halka tahsil etmesinin sonuçlarıysa çok ağır. Faturaları ödeyemeyen halkın nasıl bir yıkım yaşadığını defalarca dile getirilen tepkilerden biliyoruz.

Halkın tepki gösterdiği konulardan biri de tarımsal yıkımdır. 8’er saatlik kesintilerle sulama yapamayan, elektrik kullanımına dahil işleri göremeyen, her açıdan perişanlık yaşayan bölge halkının başına gelen son yangın da DEDAŞ’ın bu politikasının ürünü oldu.

Kaleme aldığı mektubu gazetemize de gönderen Güneydoğu Anadolu Mısır Üreticileri ve İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Müslümoğlu, DEDAŞ’ın bu politikalarının nelere malolduğunu kendi deneyimleriyle de anlatıyor.

Mektubunda, bölgede yaz aylarında yoğunlaşan elektrik kesintilerinin halkın yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğini, bu kesintilerle özellikle kırsal kesimde yaşayanların ciddi mağduriyetler yaşadıklarını, çiftçilerin büyük zararlar ettiğini belirten Müslümoğlu, “Bu hususta bu kesintilerle halkın yaşam hakkının yanısıra, enerjiye ulaşma hakkı da elinden alınmaktadır” dedi.

Elektrik Enerjisi kesintilerinin günlük 8 saati bulduğunu, meskenler ve tarımsal elektriklerde kesintiye gidildiğini belirten Müslümoğlu devamında şunları belirtti:

45 dereceyi bulan sıcaklarda elektrik olmadan insanlar ciddi sağlık problemleri yaşamaktadır. Buna bağlı olarak tarımsal ürünler ve bitkiler kurumakta, yaşamsal hayat tehlikeye girmektedir. Bölgemiz enerji üretimi konusunda oldukça zengin bir bölge olmasına rağmen yapılan elektrik kesintileriyle halk cezalandırılmaktadır.

Bütün bu hukuksuz yaklaşımların üstü, DEDAŞ’ın ‘kaçak kullanım var’ bahanesiyle örtülmek istenmekte ve halkımızın içinde bulunduğu bu duruma Enerji Bakanlığı başta olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanı ve bunlara bağlı kurumlar-kuruluşlar kayıtsız kalmaktadır”.

Müslümoğlu, çiftçilerin üretim yapmakta ne kadar zorlandıkları görmezden gelinerek kocaman ülkenin ithal gıdaya mecbur bırakıldığını kaydederek, “Kendi çiftçisi ötekileştirilerek üretimden uzaklaştırmaya çalışılıyor. Bir çiftçi ve çiftçi temsilcisi olarak bu insanlık dışı muameleyi hak etmediğimizi belirtiyorum. Yapılan tüm bu hukuksuzluklar hukuki ve insani değildir.

Biz ülke olarak elektrik enerjisini başka ülkelerden satın almıyoruz, Urfa ve Elazığ gibi birçok ilimizde barajlardan üretim yapılmaktadır. Üretilen bu enerjinin halka ve üreticilere ucuz ve maliyete yakın rakamlarda verilmesin talep ediyoruz.

DEDAŞ bu kesintilerle devam ederse ülkemize, ekonomisine ve üreticilerimize en büyük kötülüğü yapmış olarak tarihe geçecektir, onun için çok geç olmadan derhal bu elektrik kesintisinden vazgeçmelidir. Bu hukuksuzluğa son verilmelidir 
Çünkü halkın enerjiye ulaşımı en tabi ve vazgeçilmez bir haktır. 
Bu hak, hukuksal olarak güvence altına alınmasına rağmen ihlal etmek hukukun üstünlüğünü yok saymaktır.

Ayrıca evrensel hukuk normlarına ve uluslararası insan haklarına aykırıdır.
Bu bağlamda Dicle  EDAŞ elektrik enerji kesintileriyle halkı cezalandırmaktan derhal vazgeçmeli ve elektrik enerjisindeki kesintileri ortadan kaldırılmalıdır

Ayrıca Kontrol Et

Siz Filistin’de Daha Çok “Taş Generali” Çıkartırsınız

YAŞANACAK DÜNYA “Uluslararası insani hukukun bariz ve sürekli gözardı edilmesi hız kesmeden devam ediyor. Gazze’de …