Bir Eylem Planı Olarak 9. Yargı Paketi



AKP- MHP faşist bloku toplumu kendi ihtiyaçları doğrultusunda dizayn etmek, inşa ettiği “egemen-erk” konumunu kaybetmemek/sağlamlaştırmak için hakim erkeklik değerleriyle bezediği 9. Yargı Paketi’yle kadınların LGBTİ+’ların ve çocukların kimliklerini, geleceklerini ve yaşam haklarını hiçe sayıyor.


Eylül Gökçin

İzmir Konak’ta Rıdvan Kahraman (32), evli olduğu Fatma Kahraman’a (32) evi terk ederek yerleştiği ablasının evinde tabancayla üç el ateş edip kaçtı. Hastaneye kaldırılan Fatma Kahraman kurtarılamadı…

İzmir Konak’ta Sedat Mertoğlu (38), boşanma aşamasında olduğu Gülsüm Mertoğlu’nu defalarca bıçakladı. Hastaneye kaldırılan Gülsüm Mertoğlu kurtarılamadı… Yapılan çalışmalar sonucu Sedat Mertoğlu’nun tutuklu bulunduğu Ödemiş Kaymakçı Açık Cezaevi’nden firar ederek boşanmak üzere olduğu Gülsüm Mertoğlu’nun yaşadığı eve geldiği ortaya çıktı. Yani zanlı Gülsüm Mertoğlu’nu öldürmek için cezaevinden firar edebilmişti.

Adana Seyhan’da Hakim Eba (23), kayınpederinin evinin önüne gelerek boşanma aşamasında olduğu Şükran Eba’ya (19) peşpeşe defalarca ateş etti. Hakim Eba sesleri duyarak dışarı çıkan kayınpederi Turgut Erat, kayınvalidesi Leyla Erat ve kayınbiraderi Muhammet Erat’ı da vurarak yeni doğan çocuğunu alıp kaçtı. Bu katliamda Şükran Eba, Leyla Erat, Turgut Erat, Muhammet Erat kurtarılamadı…

Balıkesir Gönen’de Cevri Gökyıldız (62), evli olduğu Maizer Gökyıldız’ı (55) tabancayka vurdu. Maizer Gökyıldız kurtarılamadı… Aynı tabancayla kendini vuran ve ağır yaralanan Cevri Gökyıldız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.

Diyarbakır’da Hilal Kar (33) sokak ortasında başından vuruldu kurtarılamadı… Haber ajanslarında Hilal Kar’ın imam nikahlı olduğu M.D tarafından vurulduğu iddia edildi. Olay yerinden taksiye binerek kaçan katil zanlısını yakalamak için çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi. Yani zanlı hala yakalanamadı.

Antalya’da Ayten Çırağan boşandığı Abdülkadir Çırağan tarafından takip edilip, boğazı kesilerek katledildi. Ayten Çırağan kurtarılamadı…

Antep’in Araban ilçesinde Fatma Mercandağı (68), sokak ortasında evli olduğu Mehmet Emin Mercandağı (70) tarafından tabancayla vuruldu. Hastaneye kaldırılan Fatma Mercandağı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı…

“Kutsal aile” cenderesine sıkıştırılan boşanarak ve boşanmak isteyerek zincirlerinden kurtulmaya çalışan Fatma, Gülsüm, Şükran, Maizer, Hilal, Ayten ve Fatma Mercandağı kurtarılamadı… kurtarılamadı… kurtarılamadı… Erkekler iktidarın cezasızlık politikalarının verdiği güvenle 48 saatte 7 kadını gözlerini dahi kırpmadan katlettiler.

Bu kadın katliamlarına, daha doğru bir ifadeyle bu cins kırıma neden olan erkeklerin kimi yakalandı -ki bu yazının başında da gördük ki faillerin yakalanması yetmiyor, cezaevinden kaçarak planlı bir şekilde cinayet işleyebiliyor- kimi ise ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor.

Yandaş medya ve iktidar ise kadın katliamlarını topluma tekil birer vaka gibi, bireysel erkek şiddeti olarak lanse ediyor. Çünkü kadınlar artık geçmişte olduğu gibi evlerinin dört duvarı arasındaki o kısır tüketici yaşamlara sığmıyor. Artık kol kırılıp yen içinde kalmıyor. “Kutsal ailenin” mahrem duvarları kadına yönelik şiddeti, tacizi, tecavüzü ve çocuk istismarlarını gizleyemiyor. Kadınlar artık onları köleleştirmeye çalışan her türlü saldırıya karşı savunma ve mücadele biçimi örgütlüyor.

AKP-MHP faşist bloku ise içine düştüğü krizi aşmanın ve varlığını garanti altına almanın yolunu kadının itaat altına alınmasında görüyor. Tam da bu yüzden her sıkıştığında toplumun geleneksel kodlarına oynayarak ailenin kutsallığından, korunması ve güçlendirilmesi gerektiğinden bahsederek 22 yıllık hayalini hayata geçirmeye çalışıyor. O hayali şimdi adeta pimi çekilmiş bir bomba gibi 9. Yargı Paketi olarak kucağımıza bırakmayı planlıyor.

Peki 9. Yargı Paketi ne anlama geliyor?

Kapitalist sistemin en önemli olgularından biri iyi-kötü her türlü metayı daha kolay pazarlamak için parlak ve süslü paketlerle bezeyip göz alıcı hale getirerek vitrinlere sunmaktır. Toplumun geleneksel kodlarına oynamayı adet edinmiş iktidar da 9. Yargı Paketi’ni şaşaalı bir isimle bezeyerek “parlak” bir paket halinde sanki kulislerden sızdırılmış bir bilgi gibi vitrinlere sunmayı ihmal etmiyor. O şaşaalı ada gelecek olursak, “Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı” özellikle Eylem Planı’na dikkatleri çekmek isterim.

En başta kadınları ve toplumun diğer muhalif kesimlerini susturmak anlamına gelen ve kadınların bugüne kadar yıllardır süren mücadeleleri sonucu kazandığı haklarını topyekun yok etmek için 22 yıllık “Plan”ları doğrultusunda artık “Eylem”e geçtiğini bildiriyor ve tabii ki bu uğurda “Vizyon”unu da çok geniş tutacağını açıkça söylemeyi ihmal etmiyor.

Bu alanda çok değerli çalışmalar yapan Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun da belirttiği gibi, “İktidar Medeni Yasa’dan, 6284 sayılı Kadına Karşı Şiddet Yasası’na, Ceza Yasası’ndan, İnfaz Yasası’na kadar birçok temel yasada değişikliği aynı torbaya tıkıştıran bir yasa teklifi ile bir yandan tekrar tekrar suç işleyenlere af getirmeye diğer yandan “etki ajanlığı” adı altında yeni bir suç icat etmeye çalışıyor.”

İktidara geldiği günden bu yana topluma dayatmak istediklerini önce flulaştırarak tartışmaya açmayı ve toplumu önce bu dayatmalara alıştırmayı sonra ise uygulamayı ilke edinen AKP’nin gizli elleri tarafından kamuoyuna sızdırılan ilk taslak 38 madde olarak görülüyor, sonrasında Adalet Bakanı çıkıp taslağın 62 maddeden oluştuğunu söylüyor. Dolayısıyla kalan 24 maddenin ne gibi tehlikeler içerdiğini bilmek mümkün olmuyor.

Şimdilik 38 madde mi 62 madde mi olduğunu dahi bilemediğimiz bu torba yasa kadınlar açısından neleri hedefliyor.

6284 sayılı Kadına Şiddetle Mücadele Yasası kadükleştirilerek yasanın en büyük caydırıcılığı olan ve zaten ender uygulanan ama yasada yer alması dahi failleri korkutan tazyik hapsi (zorlama hapsi) hükmünü tartışmaya açıyor. Tazyik hapsi hükmü şu anlama geliyor; şiddet gören kadınlar, şiddet gördükleri erkeklere karşı tedbir/uzaklaştırma kararı aldırabiliyor. Fakat kadınlar bu kararlara rağmen şiddete uğruyor, öldürülüyor. Kanun failin bu karara uymaması halinde hakim kararıyla 3 ila 10 gün arasında tazyik hapsine tabi tutulacağını garanti altına alıyor. 9. Yargı Paketi düzenlemesiyle yapılmak istenen değişiklik bu zorlama kararlarına itiraz hakkının ve dolayısıyla iptal edilmesinin önünü açıyor. Kısacası yapılmak istenen değişiklik kutsal aileyi daha da kutsayarak kadının aile içinde şiddet gördüğünde bu şiddete boyun eğmesini, şikayetçi olmamasını hedefliyor. Kadına karşı şiddetin önünü açarak kadını daha katı bağlarla aileye zincirlemeyi planlıyor.

Anayasa Mahkemesi kadınların kendi soyadlarını kullanmalarına izin verilmemesinin anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ilan etmişti. 9. Yargı Paketi taslağında ise AYM’nin bu kararı tanınmayarak Medeni Kanun’daki “Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır” düzenlemesi tekrar hayata geçirilmek isteniyor. Kadınlara evli oldukları erkeklerin soyadlarını dayatıyor. Kapitalist sistemin en küçük birimini oluşturan ailenin reisi erkektir diyerek erkek egemenliğini mutlaklaştırıyor.

9. Yargı Paketi düzenlemesiyle iktidar “etki ajanlığı” adı altında yeni bir suç icat ediyor. İcat edilen bu yeni suç türüyle LGBTİ+ kurumlarının, kadın kurumlarının kısacası sivil toplum örgütlerinin uluslararası kurumlardan aldıkları kaynaklar “batıdan fonlanmak” söylemiyle bir suçmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yandaş olmayan sivil toplum kuruluşlarının ve kadın kurumlarının faaliyetleri kriminalize edilerek hedef tahtasına oturtuluyor. Yine bu doğrultuda eleştiri içeriği taşıyan her türlü yayının ve muhalif her düşüncenin suç kapsamına alınması mümkün kılınıyor. İcat ettiği bu yeni kanunla iktidar, kendinden olmayana yaşam hakkı tanımayacağını açıkça bildiriyor.

Yine bu düzenlemeyle “aile”yi koruma adı altında kadın cinayeti faillerine, tecavüzcülere, çocuğa karşı cinsel istismar suçu işlemiş mahkumlara koşullu salıvermeyle yeni bir af getirilmesi planlanıyor. Böylelikle kadınlar ve çocuklar erkeklerin her türlü istismarına açık hale getiriliyor.

Özcesi AKP- MHP faşist bloku toplumu kendi ihtiyaçları doğrultusunda dizayn etmek, inşa ettiği “egemen-erk” konumunu kaybetmemek/sağlamlaştırmak için hakim erkeklik değerleriyle bezediği 9. Yargı Paketi’yle kadınların LGBTİ+’ların ve çocukların kimliklerini, geleceklerini ve yaşam haklarını hiçe sayıyor. Bunu yaparken de toplumun gerici nüvelerine oynamayı ihmal etmiyor. Bu düzenlemeyi ailenin ve çocukların geleceği ve korunması için yaptığını söyleyerek, toplumsal itirazların önüne geçmeyi, hukuk adı altında gerçekleştirdiği hukuksuzluğu meşrulaştırmaya çalışıyor.

Ayrıca Kontrol Et

Gece Kulübü’ndeki İşçi Katliamı Davası Bugün Görülüyor

Beşiktaş'ta Masquerade isimli gece kulübünde yapılan tadilat sırasında alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler yüzünden yaşanan ve 29 işçinin ölümüne neden olan yangına ilişkin davanın ilk duruşması bugün Silivri’de görülüyor. Duruşma öncesinde patronların işçi ailelerine şikayetlerinden vazgeçmelerini “telkin” ettikleri öğrenildi