“Kızıma, Ben Artık İşsizim Demek Yerine, En Azından Mücadele Ettim” Diyeceğim



Düsseldorf’taki Mercedes Benz fabrikası önünde bir çok şehirden gelen işçiler protestosu eylemindeydi.


Uzun süredir bin 800 işçinin çıkarılacağının söylendiği Mercedes Benz’in Düsseldorf’taki fabrikasının önünde diğer şehirlerden gelen işçilerle gösteri düzenlendi. Daimler tekelinin ağır vasıta ve ticari araçlar üreten fabrikalardaki kâr marjını orta vadede yüzde 5’ten yüzde 8’e çıkarma hedefiyle Düsseldorf’ta bin 800 işçi sokağa atılacak! Mercedes’in satışa çıkarıldığı bilgisi ise uzun süredir dolaşıyor. Grubun kendi şubelerinden yaklaşık bin çalışan Salı günü Düsseldorf-Derendorf’taki Mercedes fabrikası önünde gösteri yaptı.

Göstericiler Aachen, Köln, Leverkusen, Neuss, Duisburg, Dortmund, Remscheid, Wuppertal ve Solingen‘den yaklaşık 20 otobüsle Düsseldorf’a geldi. Bu Düsseldorf’taki ilk büyük ortak eylemdi ve IG Metall Sendikası tarafından da desteklendi.

Tekel yönetimi, Mannheim’de 900, Kassel’de 800, Gaggenau’da 700 ve Wörth’de 800 işçinin fazla olduğunu ileri sürmüştü. Buna Düsseldorf da eklendi. Stuttgart ve Berlin’de de gösteriler düzenlendi.

Barikat kurma zamanı

Protestocu işçiler Düsseldorf’taki fabrikanın önünde öfkelerini dile getirdiler ve işlerinin kurtarılmasını talep ettiler. Daimler tekeli ise otomobil üreticisi Mercedes şubelerini elden çıkarmaya karar vermiş durumda.

İşçiler daha önce yaptıkları açıklamalarda, “Opel’deki işçiler mücadele ederek on yıldan fazla bir süre fabrikanın kapatılmasını engellediler. Bizim için de mücadele ve barikat kurma zamanı artık geldi” demişlerdi.

Satış sonrası olacaklar

Çalışanlar, bir satış durumunda çalışma koşullarının kötüleşebileceğini ve işlerinin tehlikeye girebileceğini bir çok kez dile getirdiler. .

Duisburg, Neuss ve Düsseldorf’taki Rhine-Ruhr şubesi Çalışma Konseyi Başkanı Sandra Gutsch, “Mercedes Benz AG’de 2029 yılına kadar iş güvencesi var diyor. Yeni bir alıcıyla bunun nasıl olacağını ise kimse bilmiyor“ dedi.

Talep: Kişi başı 60 bin euro

Gösteride işyeri temsilcileri, fabrikaların satılması halinde çalışanlar için tazminat talep etti. Mercedes’in satışı durumunda kişi başına 60 bin euro ve 60 aya kadar maaş ödenmesi isteniyor.

İşçi konseyi ile Mercedes arasındaki görüşmeler devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda bir karar alınması bekleniyor.

Daimler tekelinin temsilcisileri ise tekeller arası kıyasıya rekabette Daimler-Mercedes işçilerinin, kendi patronlarının yanında yer alması için işçilere çağrı yapıyor.

Ticari araçlar piyasasında rekabetin olağanüstü çetin olduğunu ve maliyeti düşürmenin en önemli mesele olduğu fikriyle işçileri kazanmaya çalışan Mercedes yönetimi, “Siz de kabul edersiniz ki VW, Crafta üretimini kaydırdığı Polonya’daki işçilerin ücreti bin 400 euro. Bunun rekabet için ne anlama geldiğini sizler anlarsınız. Diğer tarafta Ford, Transit modelini NAFTA pazarı için direk ABD’de üretirken Avrupa pazarı için ise bu modeli Türkiye’de üretiyor. Bütün bunlar Mercedetes’ rekabetin çok ciddi olduğunu ve eğer tasarrufa gidilmezse sürekli geride kalacağımız anlamına geliyor” diyor.

Bu ikna turlarında birinde işçilerden birinin söylediği, “Eve gidip kızıma ‘ben artık işsizim’ demek istemiyorum. En azından kızıma mücadele ettim demek istiyorum” sözü yürünmesi gereken yolu gösterir nitelikte.

Büroda çalışan bir kadın emekçi ise, “9 bin pilot grev yaptığında tüm Almanya’da bir yankı uyandırdı. Almanya çapında biz 160 bin Mercedes işçisiyiz, biz bir gün Greve çıktığımızda Almanya çapında nasıl bir etkisi olacağını düşünebiliyor musunuz?” diyor.

Ayrıca Kontrol Et

Sol Liberal “Radikal Demokrasi”- II

Sol veya “sosyalizm” iddiası taşıyanların “nihai çözüm” ya da sosyalizme varmak için “tek yol” olarak sarıldıkları demokrasiyi -en “radikal” sıfatını da ekleseler- burjuvazinin demokrasi söyleminden ayıran nedir? Tarihin (sınıflar mücadelesinin) sonunu demokrasiyle düzeltilmiş kapitalizmde gören neoliberalizmden nerede ayrılmaktadırlar? Sol liberalin yanıtı bellidir: “Eşdeğer” söylemlerin farklılığında!