40 Sene Sonra Hâlâ Adalet Peşinde



Bu sorumluluğu o sırtına aldı; bir cellada, Franco diktatörlüğünün tüm kurbanlarının fedaisine dönüşen o. Cezasızlık hüküm sürerse, devletin en tepesinde hiçbir yaprak kımıldamazsa biri kesinlikle harekete geçmek zorunda.


Meşhur Mayıs Meydanı’nda, ülkenin tüm protestolarının nevraljik merkezinde bulunan derneğin genel merkezinin birinci katındaki küçük bürosundan göz alabildiğine Casa Rosada‘yı [Pembe Saray], başkanlık sarayını görüyor. Pencereden bakmak için başını dosyalarından ne zaman kaldırsa öfke tarafından yavaş yavaş kuşatılıyor. İşte tam orada, en fazla birkaç metre ötede, ülkeyi yönetenler. İyleri daha hızlı bir şekilde ilerletebilecek olanlar. Bir belgenin altına atılan basit bir imzayla ona ve tüm avukat meslektaşlarına, halkın olduğu söylenen bu sarayın bodrumlarında saklanan, diktatörlük dönemine ait binlerce gizli arşive erişme izni verebilecek olanalar. 40 sene sonra bile her zaman adalet isteyen bir halk. Genellikle hakikatin küçük parçalarıyla tarihin kırıntılarıyla yetinmek zorunda olan bir halk. Genel af yasalarının kaldırılmasına, bazı diktatörlük yöneticilerinin hüküm giymesine, o dönemin bazı cellatlarının hapiste olmasına rağmen bu denli acı dolu bir geçmişle hesabı kapatmak için hala yapacak çok şey var.

İsabel bazen mola vermek için meydana iner. Her zaman aynı bankta, Casa Rosada‘nın karşısındakine oturur. Üst üste birçok sigara yakar. Hareket etmeden durur, gözleri boşlukta. Bedeni oradadır, ama ruhu dışarda. Yeri kaplayan sayısız graffitiye de, adaletin yerini bulmasını isteyen afişlere de tek bir bakış bile atmaz. Gülümsemelerin ardındaki görünüşüne, işte gösterdiği özveriye ve neşeli ruh haline rağmen, her gün şüphenin değil, yoğun düşünümün bu anını yaşamaktan kendini alıkoyamaz. Kendini tamamen kapatır, etrafındaki hareketliliği ve sokağın gürültüsünü işitmeyecek kadar benliğinin derinlere dalar. Son aylarda çok hareketli zamanlar geçirdiğini söylemedi. Buenos Aires’e tesadüfen gelmedi. Olayların ve ispanyol yetkililerin ona dayattığı bir seçim, hem bir tutuklamadan hem de kaçınılmaz uzun bir hapis cezasından kurulmasını sağladı. Mayıs Anneleri Meydanı’ndaki kimse sırrını bilmiyor. İspanya’da bilenler ise bir elin parmaklarını geçmez.

Adalet istemekte bu kadar hızlı davranan İsabel, sonunda adaletin yerine geçti. Öldürdü, beş kişinin hayatını yok etti. O zamandan beri hep nedenini soruyor kendine. Neden bunu yaptı? Neden böyle davrandı? Neden kurbanlarının aileleri için acı hissetmiyor? Bunu intikam için yaptığı fikriyle yüzleşmeye katlanamıyor. Öldürdüğü kişilerin hak ettiklerini bulduklarını, onlar için hükmün ölümden başka bir şey olamayacağını düşünmeyi yeğliyor. Bu sorumluluğu o sırtına aldı; bir cellada, Franco diktatörlüğünün tüm kurbanlarının fedaisine dönüşen o. Cezasızlık hüküm sürerse, devletin en tepesinde hiçbir yaprak kımıldamazsa biri kesinlikle harekete geçmek zorunda. Kendini feda eden oydu. Daha ahlaki başka sorular zaman zaman içine kurt düşürüyor. Kimse sonuçlarını hesaba katmaksızın suikaste yeltenmez.

[Gerilla Kulübü, Marc Fernandez, Fransızca’dan çeviren Metin Yetkin, Dipnot Yayınları]

Ayrıca Kontrol Et

Samsun’da LCW İşçisi Baskı ve Mobbing Nedeniyle İntihar Etti

Samsun’un LC Waikiki mağazasında reyon yönetici olarak çalışan Muhammed Yavuz, bölge müdürü E.C.’nin sistematik mobbing ve baskısı nedeniyle intihar etti.