Marksist Kütüphane

Mart, 2023

  • 14 Mart

    ‘Marx her şeyden önce bir devrimciydi’

    14 Mart 1883’te ölümsüzleşen Karl Marx’ın mezarı başında konuşan yoldaşı Engels “İsmi ve yapıtları çağlar boyunca varlığını sürdürecektir” diyerek onda ölümsüz olanın ne olduğunu anlattı

Kasım, 2022

  • 28 Kasım

    Engels: Proletaryanın sönmeyen ışığı

    “Nasıl bir zeka meşalesi söndü Nasıl bir yürek durdu!..” (Nikolay Nekrasov) Kader Karl Marx ve Friedrich Engels’i bir araya getirdiği andan bu yana, iki arkadaş yaşamları boyunca çalışmalarını ortak bir davaya adadılar. Ve bu yüzden Friedrich Engels’in proletarya uğruna neler yapmış olduğunu anlamak için, çağdaş işçi sınıfı hareketinin gelişiminde Marx’ın …

Mayıs, 2022

  • 10 Mayıs

    Sovyet-Alman Saldırmazlık Paktı (III)

    H. Selim Açan Yorgunu yokuşa sürmekte ısrar Arkadan Hitlerci rejimin Çekoslovakya hamlesi gelir. Naziler öteden beri iki buçuk milyon Almanın yaşadığı Südetler bölgesinin “Alman toprağı” olduğu iddiasındadırlar. Yani Avusturya’nın ilhakı gibi bu hamle de beklenen bir gelişmedir. Öyle ki, Fransa ve İngiltere, Çekoslovakya’ya bir saldırı durumunda askeri olarak da yardıma …

  • 9 Mayıs

    Sovyet-Alman Saldırmazlık Paktı (II)

    H. Selim Açan İngiltere ve Polonya’nın özel rolü Nazi rejimini başından itibaren sosyalizme yönelik koçbaşı olarak kullanma hesabı içindeki (ki Churchill bunu 1918’te dillendirmişti) İngiltere ise SB’nin önerdiği şekilde bir Doğu Paktı kurulmasına “Almanya’yı kışkırtacağı” gerekçesiyle karşı çıkmakla kalmayıp sabote etmek için elinden geleni yapar. İngiltere Dışişleri Bakanı John Simon, …

  • 8 Mayıs

    Sovyet-Alman Saldırmazlık Paktı (I)

    H. Selim Açan İnsanlığın yaşadığı en büyük felaketlerden biri olan 2. emperyalist paylaşım savaşı 60 milyon insanın hayatına mal oldu. Bunun neredeyse yarısı (yaklaşık 27 milyon) Sovyet yurttaşlarıydı. Sosyalist Sovyetler Birliği’nin ödemek zorunda bırakıldığı bedel salt bu insan kırımıyla sınırlı kalmadı. Hitlerci faşist sürüler, işgal ettikleri Sovyet topraklarında 15 büyük …

Nisan, 2022

  • 20 Nisan

    Komün tipi devlet (4): Parametrenin iki ayağı

    H. Selim Açan Diğerleri farklı mıydı? Tarihçi Stephen Kotkin’in aktardığı şu bilgi, İç Savaş’la birlikte güç kazanan bürokratik merkeziyetçi eğilim ile tam karşıtı kafa karışıklığının boyutlarını görmek açısından ilginç olduğu kadar da sarsıcıdır: “Yevgeny Preobrazhensky (ki 1920 sonlarına kadar fanatik bir Troçki yandaşıdır, onunla yolunu 1929’da ayırır, özeleştiri yaparak partiye …

  • 15 Nisan

    Komün tipi devlet (3): Sovyetler Birliği’nde bozulma ne zaman başladı?

    H. Selim Açan Proletarya diktatörlüğünün, aynı anlama gelmek üzere Komün tipi devletin 1917 sonrası Sovyetler Birliği örneğinde karşımıza çıkan gelişim seyrini ve ortaya çıkan sonucu tartışırken iki noktanın altını baştan çizmekte yarar var: Birincisi, yıllarca süren bir paylaşım savaşının yarattığı yıkım ve biriktirdiği öfke zemininde Çarlık Rusya’sı gibi geri bir …

  • 11 Nisan

    Komün tipi devlet (2): Komün yolundan uzaklaşma

    Komün tipi devletin ayırt edici özellikleriyle 20. yüzyıldaki sosyalizmi inşa yönelimlerimizin gelişim seyri yan yana getirildiğinde karşımıza bariz bir çelişki çıkar. Çelişki, üzeri örtülemeyecek kadar açık ve büyüktür. Dolayısıyla onu tespit edip dile getirmek marifet sayılmaz. Asıl problem -ve ayrışma- bu çelişkiyi doğuran nedenlerin tespiti yanında ondan hangi sonuçların çıkarıldığında …

  • 5 Nisan

    Komün tipi devlet

    H. Selim Açan 20. yüzyıldaki sosyalizmi inşa pratiklerinin Marksist teoriye uygunluğu ekseninde bir tartışmada özellikle iki nokta öne çıkar: Tek ülkede sosyalizmi inşa yöneliminin doğruluğu-yanlışlığı ile devlet konusundaki pratiğin seyri. Bazı eleştiriler bu ikisi arasında dolaysız bir neden-sonuç ilişkisi görürler. Proletaryanın bilimsel sosyalizm öğretisinin temellerini atan Marx ve Engels, muzaffer …

Ocak, 2022

  • 28 Ocak

    “Lenin’in vasiyeti” (IV): Lenin de olsa…

    Tartışılması gereken noktayı komünist bir partide hangi biçimde olursa olsun “halef tayini” gibi bir yaklaşım ve uygulamanın olup olamayacağı, isterse Lenin yapsın bunun savunulup savunulamayacağı oluşturur. Tutarlı bir Marksist yaklaşım açısından bu sorunun tek bir yanıtı vardır: Hayır ve asla!..